T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1037 - 2025/2038 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1037 KARAR NO : 2025/2038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2023/224 Esas - 2024/54 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1037 - 2025/2038 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1037 KARAR NO : 2025/2038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2023/224 Esas - 2024/54 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 02/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... İlçesinde, Emlak ve Gayrimenkul Alım- Satımı, İnşaat, Taahhüt, Araç vb. işleri yaptığını, 14.09.2021 tarihinde daha önceden arkadaşlığı ve alışverişi olan davalıya ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Cad. ... Ada, 3 Parsel üzerinde 29 nolu yapımı devam eden dükkanı satmak için masaya oturduklarını, varılan anlaşmaya göre davalının 500.000,00 TL bedel karşılığında dükkanı satın alma ve 15.11.2021 tarihinde de teslim ve tapu devrini alma ve davalıyla başka bir alım satımdan kaynaklanan 200.000,00 TL alacağını da devirden sonra ödemeyi kabul konusunda mutabakata vardıklarını, davalının varılan anlaşmaya göre 200.000,00 TL kaporayı aynı gün ödediğini ve karşılığında teminat olarak 14.09.2021 tanzim tarihli, vade kısmı boş olan alacaklısının davalı, borçlusunun davacı olduğu 200.000,00 TL bedelli bonoyu aldığını, davalının dükkanın teslim tarihini beklemeden anlaşmadan 15-20 gün sonra dükkanı almaktan vazgeçtiğini ve ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, davalı ile aralarındaki daha önceki samimiyetten ötürü aldığı parayı başka yere kullandığını, parayı bulmak için bir kaç gün müsaade etmesini yada isterse elinde bulunan başka taşınmazlardan birini vermeyi teklif ettiğini, davalının da bu teklifi kabul ettiğini ve Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parseli davalıya borcun karşılığında verdiğini, ancak taşınmazın resmi devrinin sahibinin ...'ın şehir dışında olması nedeniyle 16.12.2021 tarihinde yapılabildiğini, davalının tapu devrini aldıktan sonra davaya konu senedi imha ettiğini söylediğini, aradan geçen iki yıl boyunca davalıya güvendiğini, aksi bir şey düşünmediğini ve en son bir konuda aralarında bir nizalaşma çıktığını, davalının da bunu fırsat bilerek kötü niyetli olarak söz konusu teminat için verilen ve sonradan hükümsüz duruma düşen 200.000 TL bedelli senedi ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/308 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu belirterek, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/308 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı yapılan 14.09.2021 Tanzim tarihli, 15.11.2021 vade tarihli, 200.000,00-TL miktarlı senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Dairesinin 2023/308 esas sayılı dosyasında davacının davalıya 14/09/2021 tanzim tarihli 15/11/2021 vade tarihli 200.000,00-TL miktarlı bono nedeniyle 100.000,00-TL bono alacağı ve 18.882,19-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 118.882,19-TL borçlu olmadığının tespitine, İcra takibinin 100.000,00-TL bonodan kaynaklı asıl alacak ve 19.117,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.117,81-TL üzerinden devamına fazla ilişkin istemin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye'deki taşınmaz devir ve temlikinin çoğunda gerçek emlak değeri gösterilmediğini, bu durum herkesçe kabul gören ve daha az harç ödemek adına yapılan bir yol olduğunu, bu nedenle mahkemece haklı davanın kısmi reddedilmesi hatalı olduğunu, yine 8.260 m² bir taşınmazın 100.000,00 TL'ye satılmayacağı herkesçe bilinebilecek bir durumken, mahkemece devir bedelinin esas alınmasının hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacı taraf arasında, davacı tarafında ikrar ettiği gibi bir ticari ilişki ve arkadaşlık bulunduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü hiçbir iddia, gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın sanki borçlarını ödemişler gibi iş bu davayı açmaları haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 Tarih - 2023/224 Esas - 2024/54 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2023/308 esas sayılı dosyası ile 14.09.2021 tanzim tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 15.11.2021 vade tarihli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine , davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada bono nedeniyle borçlu olunmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... İcra Dairesi'nin 2023/308 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı yapılan 14.09.2021 Tanzim tarihli, 15.11.2021 vade tarihli, 200.000,00-TL miktarlı senedin davalıya teminat olarak verilip verilmediği, senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar). Ayrıca belirtmek gerekirse, menfi tespit davasının niteliği gereği icra takibine ve takibe dayanak yapılan belgeye sıkı sıkı bağlı olduğu, yargılamanın yalnızca takip konusu alacak yönünden yapılabileceği, bunun dışındaki başkaca alacak iddialarının bu davada inceleme konusu yapılamayacağı açıktır. İspat yükü bakımından 6100 sayılı HMK’nın 189-(3) maddesinde “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz” hükmünü içermektedir. Yine Aynı Kanunun 200-(1) maddesinde; “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ….. Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ….. Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz” hükmü ile “senetle ispat zorunluluğu, 200. maddenin 2. fıkrasında ise “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. 203. maddesinde ise tanık dinlenebilecek haller sayılmıştır. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 200. maddedeki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da 203. maddede belirtilmiştir. Bunun yanında yazılı sözleşme ile ya da duruşma tutanağında usulüne uygun olarak belgelendirilmiş ikrar ile anlaşılan açık bir muvafakat bulunduğu takdirde sadece belli tanıklar dinlenebilir. İkrar, 6100 sayılı HMK'nın 188. maddesinde; "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." şeklinde düzenlenmiştir. İkrar, ikrar beyanının içeriğine göre; basit ikrar, vasıflı ikrar ve bileşik ikrar şeklinde üç türlüdür. Basit ikrar, ikrar beyanında hiç bir karşı iddia ve ek nitelemede bulunulmadan ileri sürülen vakıanın kabulüdür. İkrar eden taraf, yaptığı ikrar beyanına (basit ikrarda olmayan şekilde) ayrıca bir nitelik eklerse, buna vasıflı (nitelikli) ikrar denir. Örneğin; davacının, davalıya onbin lira ödünç verdiğini iddia ettiği durumda, davalı, "Ben davacıdan onbin lira aldım ve fakat bunu ödünç olarak değil, bağış olarak aldım" derse, bu ikrar, vasıflı (nitelikli) ikrardır. Vasıflı ikrara, gerekçeli inkar da denir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 2. Baskı, Ankara, 2013, s:1034). Bileşik ikrar ise, ikrarın yanına yeni bir vakıanın eklenmesidir. Davacının davalıya onbin lira ödünç verdiğini iddia ettiği durumda, davalı "Ben davacıdan onbin lira ödünç almıştım ve fakat bunu daha sonra (geri) ödedim" veya "Ben davacıdan onbin lira ödünç almıştım ve fakat bunu kendisinden olan alacağımla takas ettim, böylece (takas edilen miktar çerçevesinde) kendisine borcun kalmadı derse, bu beyan, bileşik ikrardır. Verilen birinci cevapta, bağlantılı bileşik ikrar; ikinci cevapta bağlantısız bileşik ikrar vardır (Yılmaz, s:1035). Bağlantılı bileşik ikrar bölünebilir olup parayı ödediğini iddia eden taraf ödediğini ispat yükünü üzerine alır ( Yargıtay 3. HD. 01.12.2015 tarih, 2015/11256 E., 2015/19232 K.). İspat yüküne yönelik bu açıklamaların kambiyo senedi ve bononun hukuki niteliğine ile birlikte değerlendirildiğinde; senet metninden anlaşılan ve herkese karşı ileri sürülebilen def'iler dışında bir nedenle borçlu olmadığını ileri süren keşidecinin bono nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delillerle veya kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Eldeki davada; davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2023/308 Esas sayılı dosyasında 200.000,00-TL bono alacağı ve 38.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 238.000,00-TL alacak üzerinden davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının ise bu takipte borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; davalı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının, davacı tarafından düzenlendiği ileri sürülen bono olduğu, davalının usulüne uygun tebliğe rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan 22.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde ise "...Akabinde her ne kadar dava dilekçelerinde belirtmiş olduğu Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, 1 Parsel de yer alan taşınmazı müvekkile devretmişse de, müvekkil davacının baskıları, davacının; "dükkanın tapusunu verdiğim zaman sen de bu taşınmazı bana devredersin ya da parayla satın alırsın" demesi üzerine , müvekkil tarafından iş bu taşınmazda davacının borcundan düşülmek üzere alınmıştır..." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmektedir. Dava dilekçesindeki iddialar ile davalının bu beyanı ve 19/11/2021 tarihli "sözleşme" başlıklı belge dikkate alındığında davalının davacıdan Sakarya İli, ... İlçesi, Yeni Mah. ... Cad. ... Ada, 3 Parsel üzerinde 29 nolu taşınmazı satın almak istediği, 200.000,00 TL bedeli nakit olarak davacıya ödediği, davalının teminat olarak dava konusu bonoyu aldığı, taşınmazın tapuda devrinin gerçekleşmemesi üzerine beyan dilekçesinde belirttiği taşınmazı alacağından düşülmek üzere devraldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan menfi tespit davasının icra takibi ile olan bağı dikkate alındığında uyuşmazlığın bu belirleme içerisinde çözümlenmesi gerektiği, davalının beyan dilekçesinde sunduğu 25/02/2023 tarihli adi yazılı sözleşme ile yemin beyanında belirttiği diğer alacak iddialarının bu davasının konusu olmadığı ancak başka davaya konu olabilecekleri anlaşılmıştır. Az yukarıda detaylarıyla da anlatıldığı şekilde, eldeki menfi tespit istemli davada davanın başında ispat yükü davacıda iken, davalı vekilince 22.06.2023 tarihinde sunulan beyan dilekçesi içeriğinden, davalının, Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, 1 Parsel de yer alan taşınmazı davacının ısrarı ile de olsa alacağından düşülmek üzere devraldığını bildirmesi nedeniyle bu taşınmazın bedeli kadar davacının davasını ispat ettiği, davacının takipteki kalan bedel yönünden ise borcu ödediğini ispat edemediği anlaşılmıştır. Eldeki davada, mahkemece, davacının yemin deliline dayanması ve bunun davacıya mahkemece hatırlatılması üzerine davalı tarafından 07/12/2023 tarihli celse de eda edilen yeminde, davalının davacıdan alacaklı olduğuna dair yemin ettiği görülse de, bu yeminin ikrar niteliğindeki 22/06/2023 tarihli beyanı kapsamında kabul edilen ödeme için hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davalı vekilince sunulan 22.06.2023 tarihli beyan dilekçesindeki ifadeler gözetilerek yargılama yapılmasında ve yapılan yargılamada dosya kapsamındaki tapu kayıtları ve resmi satış senedine göre, davalı tarafından devralınan Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, 1 Parsel de yer alan taşınmazın satış bedelinin 100.000,00 TL'lik bedelin davalının taşınmazı devralması karşılığında davacıdan tahsil ettiği bedel olarak kabul edilmesinde, ve davacının davalıya asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 118.882,19-TL yönünden borçlu olmadığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüşse de; ilk derece mahkemesince, eldeki menfi tespit davasının amacına aykırı olacak şekilde, davaya dayanak yapılan icra takibinin belirli bir miktar üzerinden devamına şeklinde ifadeye yer verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle verilen kararın kaldırılmasına karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; davalı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle ayrı ayrı esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE; 1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 Tarih - 2023/224 Esas - 2024/54 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Dairesinin 2023/308 esas sayılı dosyasında davacının, davalıya 14/09/2021 tanzim tarihli 15/11/2021 vade tarihli 200.000,00-TL miktarlı bono nedeniyle 100.000,00-TL bono alacağı ve 18.882,19-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 118.882,19-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, -Fazla ilişkin istemin REDDİNE, b-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 8.120,84-TL peşin harçtan daha önceden yatırılan toplam 4.064,45-TL harcın (dava açılışında yatırılan 3.415,50-TL peşin harç ve 648,95 tamamlama harcı) mahsubu ile eksik 4.056,39-TL eksik harcın davalı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, c-Kabul edilen değer üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 19.021,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım sebebiyle AAÜT 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 19.021,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 3.415,50-TL peşin harç ve 648,95-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.244,35-TL karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan; posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 125,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%49,95 kabul, %50,05 red) dikkate alınarak 62,81-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, f-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde talep edene iadesine, g-Davalı tarafın yapmış olduğu masrafın kendi üzerine bırakılmasına, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.120,84 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.030,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.090,63 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, c-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, ç-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, f-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi..02/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*