11. Hukuk Dairesi 2025/5197 E. , 2026/552 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/77 Esas, 2025/99 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra…
11. Hukuk Dairesi 2025/5197 E. , 2026/552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/77 Esas, 2025/99 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 07.07.2003 tarihli sözleşme ile müvekkili bayisi olduğunu, davalının bayiliği süresince müşterilerde olan boş tüplere istinaden düzenlemesi gereken makbuzları düzenlemekten imtina ettiğini ve iş hacminin üzerinde 3330 adet tüpü müvekkiline iade etmeyerek müvekkilinin bunları ticari olarak kullanmasını engellediğini, yine davalının muvazaalı şekilde oğlu adına açtığı rakip şirket bayiliği ile rekabet yasağına aykırı eylemlerde bulunduğunu, müvekkili şirketin bunu fark etmesi üzerine davalının ... bayiliğini sözleşme süresinden önce bırakmak istediğini şifaen bildirdiğini, bu isteğin müvekkilince davalıya verilen demirbaş mahiyetindeki tüplerin ve bayilik sabit sipariş telefon hatlarının müvekkilinin belirlediği yeni bayiye devredilmesi şartıyla kabul edildiğini, akabinde müvekkilince yeni bayiyi ve davalının artık bayileri olmadığını gösteren el ilanları bastırılarak örnek mahiyetinde bir miktarının Ünye’de yer alan şubelere gönderdiğini ancak bunlar henüz müşterilere dağıtılmadan davalının bu ilanları bahane ederek fesih ihbarıyla bayilik sözleşmesini feshettiğini, bu feshin haksız olduğunu, davalının bayilik sözleşmesini feshetmesine rağmen sorumluluğunda bulunan tüpleri ve boş tüp makbuzlarını müvekkiline iade etmeyerek müvekkilinin gereği gibi ticari faaliyetlerine devam etmesine engel olduğunu, müvekkili markasını taşıyan tabelayı da işletmesinden indirmediğini, bu hususların Mahkeme eliyle yapılan tespitle sabit olduğunu, fesih bildirimi sonrasında müvekkilince yeni bayilik verilen dava dışı kişiye bayinin iki tane sabit sipariş hattı olmasına rağmen sadece birinin devredildiğini, diğer müşterilerce yoğun kullanılan hattın ise devredilmediğini, müvekkilinin satış rakamlarının 2016 Eylül sonrasında %50 düştüğünü ileri sürerek davalı tarafından bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin ve rekabet yasağının ihlalinin tespitine, mülkiyeti müvekkiline ait olan çeşitli nitelikteki toplam 4449 adet tüpün aynen iadesine, bu kabul edilmezse imalat değeri olarak şimdilik 1,00 TL’nin 27.09.2006’dan itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, bu dahi kabul edilmezse tüplerin dava açılışındaki rayiç depozito değeri 64.546,00 TL’nin davalıdan reeskont faiziyle tahsiline, 1 yıl 9 ay önce feshedilen sözleşme nedeniyle anılan süre boyunca müvekkilinin mahrum kaldığı kâr olarak şimdilik 1,00 TL’nin 27.09.2006’dan itibaren işleyecek reeskont faiziyle ödenmesine, davalının Ağustos ve Eylül 2006 döneminde rakip şirket adına satış yaparak müvekkilini uğrattığı zarara istinaden şimdilik 1,00 TL’nin 27.09.2006’dan itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline, davalının uhdesinde sebepsiz ve sözleşmeye aykırı olarak bulunan 3330 adet tüp nedeniyle müvekkilinin tüm bayilik süresince 1996 yılından 2006 yılına kadar uğradığı zararın tazminine, sözleşmenin haksız nedenle feshine dayalı olarak 50.000,00 USD cezai şartın ödenmesine, fesih sonrası müvekkilinin ticari itibarını karalamaya yönelik eylemleri nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle davalının rekabet sözleşmesine aykırı olarak dava dışı rakip şirket adına yaptığı satışla müvekkilini uğrattığı zarar ve 3330 adet tüpün sözleşmeye aykırı olarak sebepsiz yere elde tutularak sirkülasyondan çekilmesinden doğan zarara istinaden taleplerini atiye bıraktıklarını; sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kâra ilişkin taleplerini 57.445,00 TL’ye tüp imalat veya depozito taleplerini 126.974,84 TL’ye çıkarttıklarını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından hiçbir bildirimde bulunulmadığı halde 26.09.2006 tarihinde şehirde el ilanları dağıttırıldığını, bu ilanlarda müvekkilinin bayiliğinin sona erdiğinin yazılı olduğunu, bunu gören ve ticari itibarı sarsılan müvekkilinin mevcut bayilik sözleşmesini tek taraflı ve haklı olarak feshettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların doğru olmadığını, müvekkilinin oğlunun kendi eylemlerinden kendisinin sorumlu olduğunu, müvekkiliyle bir alakası bulunmadığını, fesih sonrası 1 ay daha davacının ... markalı tüplerini satmaya yetkisi bulunduğunu ancak yapılan tespit sonrasında bu tüplere tedbir konularak satışının engellendiğini, Ünye ilçesinde meydana gelen sel felaketi sırasında müvekkilinin işletmesinin de zarar gördüğünü ve bahsedilen boş tüp makbuzlarının kullanılamaz hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının 09.02.2024 tarihinde vefat ettiği, tüm yasal mirasçılarının mirası reddettiği, Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/396 sayılı Tereke dosyasında terekeye tasfiye memuru atandığı, Yargıtay bozma kararı kapsamında usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2003 tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, sözleşmeden dolayı davacı tarafça talep edilen cezai şart alacağı olan 50.000,00 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden 73.000,00 TL olarak talep edildiği, bu cezai şarttan taktiren 1/2 oranında indirim yapılarak neticeten 25.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihindeki kur oranlamasıyla bulunan 37.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 10.08.2015 tarihli atiye bırakma dilekçesindeki gibi 4449 adet imala /depozito talebinin kabulü ile imalat bedeli olan 82.416,47 TL'nin ıslah tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, harçlandırıldıktan sonra atiye bırakılan 1830 adet tüp depozito bedeline ilişkin açılan davanın reddine, davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, tasfiye memuru tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshinin tespiti, süresinden önce fesih nedeniyle mahrum kalınan kârın, cezai şartın ve iade edilmeyen tüplerin imalat bedelinin istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tasfiye memurunun bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tasfiye memurunun temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.