11. Hukuk Dairesi 2021/2057 E. , 2022/6211 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarih ve 2018/275 E- 2019/31 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/518 E- 2020/906 K. sayılı kararın …
**11. Hukuk Dairesi 2021/2057 E. , 2022/6211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarih ve 2018/275 E- 2019/31 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/518 E- 2020/906 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "DİESEL" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “e-dies” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/13913 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve davalı gerçek kişinin bu markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlamak için dava konusu başvuruyu yaptığını, "DİESEL" markasının ilk ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-2949 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının aynı KHK’nın 8/5 maddesine dayalı itirazının yerinde bulunmadığı, davacının itirazına mesnet “Diesel” ibareli markalarının, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.