1. Hukuk Dairesi 2005/12558 E. , 2005/12948 K. MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2005 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, 2 ada 15 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken, imar planında yol ve yeşil alana rastlaması nedeniyle davalı Kozlu Belediyesi adına tapuda terkin edildiğini, beyanlar hanesinde satılamayacağı ve başka işlemde kullanılamayacağı şerhi bulunduğu halde davalı Belediye’nin taşınmaz üzerine dükkanlar inşaa e…
**1. Hukuk Dairesi 2005/12558 E. , 2005/12948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2005 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, 2 ada 15 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken, imar planında yol ve yeşil alana rastlaması nedeniyle davalı Kozlu Belediyesi adına tapuda terkin edildiğini, beyanlar hanesinde satılamayacağı ve başka işlemde kullanılamayacağı şerhi bulunduğu halde davalı Belediye’nin taşınmaz üzerine dükkanlar inşaa ederek kiraya vermek suretiyle amaç ve terkin dışı kullandığını, taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümün tescil dışı bırakılmasını, diğer bölümün yeniden 3194 sayılı yasanın 11.maddesine istinaden ihyaen Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı, Maliye ve Gümrük Bakanlığının izni ile çekişmeli yere geçici olarak küçük sanayi işyerlerinin nakledildiğini, taşınmazla ilgili imar planında bir değişiklik bulunmadığını, mevcut imar planının terkin amacına uygun olduğunu, imar planının iptaline ilişkin davanın İdare Mahkemesince reddedildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı Belediye’nin taşınmazın kullanımına ilişkin imar planında herhangi bir değişiklik yapmadığı, ayrıca taşınmazın konumu itibariyle 5281 Sayılı Yasanın 44/7.maddesinde kaldırılan 5272 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesine dayanılarak Hazine adına tescilinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 6/12/2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Av. U. S. ile temyiz edilen vekili avukat Z. Ş. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi S. A. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü : -KARAR- Dava, tapu iptali-tescil ve terkin isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın öncesinde 2 ada 15 parsel numarası ile davacı Hazineye ait iken 6785 sayılı 1605 sayılı ile değişik 31.maddesi hükmü gereğince yol ve yeşil alan olarak kullanılmak üzere Hazine atarafındın terkin edildiği, bu yerin halen geçerliliğini koruyan imar planında terkin amacına uygun olarak yol ve yeşil alan olarak göründüğü, davalı Belediyenin 3194 sayılı 11.maddesi hükmü gereği bir düzenlemesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında, 27.11.1984 tarihli Milli Emlak Müdürlüğünün yazısı uyarınca anılan yerin 2 yıl süreyle küçük sanayicilerin yararlanmasına bırakıldığı, ancak yararlanmanın dava tarihine kadar sürdürüldüğü de sabittir. Belirlenen bu olgulardan, çekişmeli taşınmaz bakımından imar düzenlenmesinin halen ayakta olup, geçerliliğini koruduğu, taşınmazın amacı dışı kullanımının fiili duruma dayalı bulunduğu, imarda herhangi bir değişikliğe gidilmediği anlaşıldığına göre, davacı Hazine'nin iptal ve tescil isteğinin yerinde olmadığı gözetilerek bu talebin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak davada, iptal istemi yanında çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı ileri sürülerek terkin isteğinde de bulunulmuş, ne varki mahkemece bu istek bakımından bir inceleme yapılmadığı gibi hüküm de kurulmamıştır. Hal böyle olunca, 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca çekişmeli yerde gerekli araştırmanın yapılması, kıyı kenar çizgisinin bilimsel verilere uygun olarak saptanması ve istek gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususların gözardı edilmesi doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 6.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.