Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/835 E. , 2024/547 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/835 Karar No : 2024/547 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ A…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/835 E. , 2024/547 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/835 Karar No : 2024/547 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi …'ın açıklamaları dinlenilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmış, aynı fıkranın (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış, 4577 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik Ek-1. maddesinde, bu kanunda öngörülen parasal sınırların; her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmış, 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercii tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, 7. fıkrasında ise 6. fıkrada sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde, tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların bölge idare mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği, böylece Danıştay’ın, temyizen karara bağladığı iş yükünün azaltılarak içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanun'un gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde sayılan konusu 100.000 TL' yi (2023 yılı için 581.000,00 TL) aşmayan davalar ve konusu para olmayan davalar hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesinleşeceği, dolayısıyla bu kararların temyiz istemine konu yapılamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre, davacının 1/3 pay sahibi olduğu İstanbul ili Sultangazi ilçesi … Mahallesi … ada … parselde kayıtlı taşınmaz üzerine uygulanan haczi kaldıran ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun, haczin konusunun 2023 yılı için belirlenen temyiz sınırı olan 581.000,00 TL'yi aşmadığı anlaşıldığından incelenme olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (… Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B.No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34). Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Dava açmak isteyen kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmadığı müddetçe dava açma koşullarına sınırlamalar getirilebilir (… Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., B.No: 2012/855, 26/6/2014, § 36). Dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve tek başına bu durum mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Remzi Durmaz, B.No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27). Bu nedenle mahkemelerin usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B.No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının 1/3 pay sahibi olduğu İstanbul ili Sultangazi ilçesi Gazi Mahallesi 980 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, haczin dayanağı olan haciz bildirisinde kamu alacağının toplam tutarının 121.752,81 TL olarak belirtildiği, ancak davacı adına kayıtlı taşınmazın tamamının haczedildiği anlaşılmıştır. Bu bakımdan, uyuşmazlık konusu miktarın tespitinde haciz bildirisinde yer alan tutarın dikkate alınmasının mahkemeye erişim hakkının ihlali anlamına geleceği açıktır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönündeki karara, esastan temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.