5. Hukuk Dairesi 2010/6060 E. , 2010/11912 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelininz tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki …
**5. Hukuk Dairesi 2010/6060 E. , 2010/11912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelininz tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelininz tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda betonarme çite maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Zemin bedeli yönünden hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satış olması ve özel amaçlı satış olmaması gerekir. Bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmaz, Ş.Kumla çiftliğinde, davalı parsel ise ... Köyünde olduğu gibi, emsal satışı şirkete yapılan satış olup özel amaçlıdır. Bu nedenle bu taşınmaz emsal olarak alınamaz. Taraflara taşınmaza yakın bölgelerden emsal bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde, resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.