11. Hukuk Dairesi 2023/3069 E. , 2024/5720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/442 Esas, 2023/259 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/20 E., 2021/621 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma
**11. Hukuk Dairesi 2023/3069 E. , 2024/5720 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/442 Esas, 2023/259 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/20 E., 2021/621 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın şirketin ortağı ... ...'ın küçük oğlu olduğunu, diğer davacı ...'ın ... ...'ın ikinci eşi olduğunu, ...'ın 07.09.2017 tarihinde vefatı üzerine Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1165 E., 2017/1106 K. sayılı kararı ile alınan veraset ilamındaki hisseleri oranında paylarının intikali yapılarak şirkette hisse sahibi olduklarını, davacıların aile şirketi görünümünde olan davalı şirketten dışlanmak istenildiğini, şirkette pay sahibi olduktan sonra şirketin mali yapısı ve işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olma girişiminde bulunduklarını, müdürlerce engellendiklerini, hiçbir gelir elde edemeyen şirket ortağı davacıların 30.08.2018 tarihli olağan genel kurula davet edilmediklerini, ortaklarca şirketin mallarının elden çıkartılması için bir gündem tespit ederek buna uygun olarak aleyhlerine bir takım kararlar alındığını ileri sürerek 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı maddelerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu genel kurul toplantısı için usulüne uygun bir şekilde toplanıldığını, alınan kararların da usulüne uygun bir şekilde alındığı, davacı taraflarca müvekkili şirketin 2004 yılından itibaren gerçekleştirilen her genel kurul toplantısı aleyhine dava ikame edildiği de nazara alınarak, davanın esasına girilmeden önce müvekkil şirketin uğraması kuvvetle muhtemel zararlara karşılık davacı tarafça teminat yatırılmasını, dava dilekçesi zorunlu unsurları taşımadığı için davanın usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın her halükarda esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/216 E., Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2276 E. ve İstanbul 14. Aile Mahkemesi'nin 2018/459 E. sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasını istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ortağı ...'ın 07.09.2017 tarihinde vefat ettiği, mirasçısı olarak ilk evliliğinden oğlu ... ve ikinci eşi ...'ın kaldığı, davacıların davalı şirkette hissedar oldukları, 21.12.2018 tarihli genel kurulda alınan 4 nolu bağımsız denetime ilişkin kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 400 üncü veya bunun dışındaki denetime ilişkin herhangi bir hükmüne aykırılık taşıdığının ileri sürülmediği, davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarına ilişkin genel kurul kararları ile 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında kar payı dağıtılmamasının kararlaştırıldığı, aldırılan 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporuyla 2016, 2017 ve 2018 yıllarında şirketin kar elde edemediği bilakis zarar ettiğinin tespit edildiği, davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum gözönüne alındığında sermaye artırımı yapmasının gereklilik olduğu, sermaye artırımına ihtiyaç duyduğu, 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 4, 5, 6, 7, 9 ve 10 nolu kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık taşımadığı, 8 nolu kararın 629 uncu maddenin yapmış olduğu yollama ile 6102 sayılı Kanun'un 367 nci ve 371 inci maddelerine aykırı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 8 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 267 nci maddesine aykırı olarak çift sayıdan oluşturulan bilirkişi heyetinden alındığından hukuka aykırı olduğu gibi dava konusu olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının tahrif edilmediğine ilişkin tespitlerin de somut gerçeklikten uzak olduğunu, yerel mahkemece dava konusu olay tüm yönleriyle aydınlatılmadan ve itirazları giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme hükmünün gerekçesi ve dosyadaki mevcut bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, karar tesis edilirken tarafların iddia ve savunmalarının aynen tekrarlandığını, tanık beyanları ve bilirkişi rapor içeriklerinin aynen kopyalandığını, hiçbir somut inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın sadece 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığının belirtilmesiyle yetinildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 21.12.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, (4) nolu karar ile bağımsız denetçi seçimi yapıldığı, (5) nolu karar ile geçmiş yıl zararlarının, geçmiş yıl kârlarından mahsubu sonrasında kalan kârların sermaye ortaklarının payları nispetine eklenmesine, (6) nolu karar ile, ekonomik nedenlerden dolayı mevcut sermayenin 20.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına ve arada kalan 8.514.972,65 TL'nin ortakların payları oranında nakti olarak ortaklardan karşılanmasına, (7) nolu karar ile ortaklara rüçhan hakkını kullanıp kullanmayacaklarının sorulması ile sermaye koyma taahhütlerinin alınmasına, (8) nolu karar ile 30.03.2018 tarih ve 19 nolu müdürler kurulu kararı ile kabul edilen iç yönergenin iptaline, (9) ve (10) nolu karar ile şirket müdürleri ile müdürler kurulu seçimine karar verildiği, davacıların bu kararların iptalini istediği, davacı ...'ın davalı şirketteki hissesinin 285 pay ile %14,25, davacı ...'ın şirketteki hissesinin 95 pay ile %4,75 oranına tekabül ettiği, davacıların, dava konusu genel kurul kararlarına oylama sırasında olumsuz oy kullanarak muhalefet gerekçelerini tutanağa yazdırdıkları, davacıların, genel kurul toplantı tutanağı ile ticaret sicil müdürlüğüne gönderilen tutanağın farklı olduğuna ilişkin istinaf istemlerinin incelenmesinde, tutanakların içerik olarak aynı oldukları ancak davacıların sunduğu tutanaktaki (6) nolu gündem maddesinde alınan iki kararın ticaret sicil müdürlüğüne gönderilen tutanakta (6) ve (7) nolu karar olarak yazıldığı ve daha sonra gelen karar numaralarının buna göre teselsül ettirildiği görüldüğünden esasa etkili olmayan bu durumun genel kurulun tümden iptalini gerektirmeyeceği, iptali talep edilen ve genel kurulda alınan (4) nolu bağımsız denetçi atanmasına ilişkin karar incelendiğinde, önemli kararlar arasında sayılmadığından toplantıda temsil edilen payların salt çoğunluğu ile alınması gerekli kararlardan olup, davacıların pay oranlarının toplam %19 olması nedeniyle olumlu oyların salt çoğunluğu sağladığı, 6102 sayılı Kanun'un 635 inci maddesi uyarınca limited şirketlerde de uygulanması gereken Kanun'un denetlemeye ilişkin 397 nci (5 ve 6 nolu bentler hariç) 406 ncı maddeleri, özellikle denetçinin seçimine ilişkin 399 uncu maddesi ile kimlerin denetçi olabileceğine ilişkin 400 üncü maddesi ile bilirkişi raporu dikkate alındığında, genel kurulda seçilen denetçinin denetçi olmasına engel bir durum olmadığı gibi denetçinin seçimine ilişkin kararın iptalini gerektirir bir usulsüzlük de bulunmadığından bu gündem maddesine ilişkin iptal isteminin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, iptali talep edilen ve genel kurulda alınan (5), (6) ve (7) nolu kararlar sermaye artırımı ve dolayısıyla, şirket ortaklarının pay oranlarının değişmesine yönelik olduğu, esas sermaye artırımına ilişkin kararların, şirketin önemli işlerinden olması nedeni ile temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile alınması gerektiği, davalı şirketin toplam pay adedi 2000 olup, ortakların sahip oldukları payların dağılımının; 1020 adet payın ...'a, 380 adet payın ...'a, 220 adet payın Jale Kayan'a, 285 adet payın ...'a ve 95 adet payın ...'a ait olduğu, karar nisapları dikkate alındığında, olumlu oy kullanan ..., ... ve Jale Kayan'ın payları toplamı (1020 pay + 380 pay + 220 = 1620 pay) toplantıda temsil edilmesi gereken oy oranının ve esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun üzerinde olduğu anlaşıldığından nisaplar yönünden iptal nedeni bulunmadığı, şirketin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılı genel kurullarında kar dağıtılmamasına karar verildiği, şirketin 2016 ve 2017 yıllarında kâr etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçmiş yıl zararlarının geçmiş yıl kârları ile kapatılmasının ortaklara bir zararının olmadığı ve bu zararının iç kaynaklardan sermaye artırımı ile giderilmesi anlamına geldiği ve şirket ortaklarının lehine olduğunun belirtildiği, şirketin mali durumu da dikkate alındığında (5) nolu kararın kanuna aykırı olmadığı ve iptal sebebi bulunmadığı, nakdi olarak sermaye artırım kararının iptali istenen (6) nolu kararın incelenmesinde, 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun teknik inceleme kısmında, şirketin faaliyet gösterdiği otomotiv sektörünün daralması, şirketin iki yıl üst üste net zarar etmesi, şirket varlıkları içerisindeki yabancı kaynakların 2018 yılında %76'ya çıkması dikkate alındığında, şirketin sermaye artırımına gitmesinin haklı nedene dayandığının belirtildiği, şirketin dürüstlük kuralları içerisinde ortaklarına zarar vermek kastı olmadığı sürece her zaman sermaye artırımına gidebileceği dikkate alındığından iptali istenen (6) nolu karar ile bu kararın uygulanmasını düzenleyen rüçhan hakkına ilişkin (7) nolu kararın kanuna aykırı olmadığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, şirket müdürleri ile müdürler kurulu seçimine dair (9) ve (10) nolu kararın incelenmesinde, müdürlerin atanması ve görevden alınmasının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, müdürlerin seçimi 6102 sayılı Kanun'un 621 inci maddesinde önemli kararlardan sayılmadığından olağan karar nisaplarına göre yapılacağı, seçim için gerekli çoğunluğun sağlandığı, seçilen müdürlerin aynı zamanda şirket ortağı oldukları, müdürlerin seçilmesinde kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı bir durum bulunmadığı ve davacıların, seçilen müdürlerin müdür seçilmelerine engel olabilecek somut bir neden sunamadıkları, şirketin aile şirketi olması ve tüm ortakların kan ve sıhri hısım olmaları dikkate alındığında seçilen müdürlerin kaçınılmaz olarak akraba oldukları ve bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, gerekçeli karar başlığında davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceği gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 incı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 inci, 620 nci, 621 inci, 622 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, davalı şirketin 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan (8) nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince de davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Ancak gündemin (5) ve (6) numaralı maddelerindeki sermaye artırım kararlarının şirket açısından zorunlu olup olmadığı, zorunlu ise ölçülülük ilkesine aykırılık bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla artırım kararlarının hüsnüniyet kaidelerine uygun olup olmadığı yönünde alınan bilirkişi raporunda yeterli açıklık bulunmadığı gibi söz konusu raporlar bu yönlerden karar vermeye yeterli görülmemiştir. Bu nedenle sermaye artırım kararlarının alınmasında ölçülülük ilkesinin ihlal edilip edilmediği ile sermaye artırımı gerekli ise artırılan miktarın ölçülülük ilkesi yönünden aşırı olup olmadığı ve bunun bazı ortakların sermaye taahhüdünde bulunmalarını zorlaştırma ve bunun önüne geçme amacı taşıyıp taşımadığı hususlarında alanında uzman 3 kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden şirketin bilançosu, finansal tablolar ile ilgili belgeleri incelettirilmek suretiyle denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile eksik incelemeye istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, şirketin 21.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin (5) ve (6) numaralı kararlar ile rüçhan hakkına ilişkin (7) numaralı karara yönelik davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile bu yönlerden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.