8. Ceza Dairesi 2024/13743 E. , 2024/9466 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2021/76 E., 2021/301 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca…
**8. Ceza Dairesi 2024/13743 E. , 2024/9466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2021/76 E., 2021/301 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/251 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerliğe ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin karara itirazı ile İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/1165 Değişik İş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. C. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2019/507 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli, 2021/76 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; Sanığın daha önce kullanmış olduğunu uyuşturucu maddenin evde ele geçirildiği, kullanmadığını ve daha önce almış olması nedeniyle evde bulunduğunu, somut olarak kullandığı da tespit edilemeyen sanığın kullanmak için bulundurduğu amacı aşan bir yorum olduğuna, somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, gerekçeli kararda alt sınırdan uzaklaşarak ceza verilmesi yasaya ve usule aykırı olduğuna, zira alt sınırdan uzaklaşmaya yönelik suçun işlendiği yer, zaman, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik ile suçun işleniş biçimi olduğu yönünde gerekçede belirtilmeksizin hüküm kısmında açıklanmışsa da, buna ilişkin gerekçe kurulmadığından, hangi nedenlerle alt sınırdan uzaklaşıldığı denetime kapalı olduğuna, sanığın öncelikle beraatine, aksi kanaat hasıl olursa alt sınırdan uzaklaşılması yasaya ve usule aykırı olduğundan kararın temyizen bozulmasını talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ihbarı ile evinde yapılan aramada hassas terazi ile uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyada yer alan 01.12.2018 tarihli ihbar tutanağına göre, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'ne gelen ihbarda ... isimli kişinin cezaevi firarisi olduğu, uyuşturucu madde ticareti yaptığı, evde ruhsatsız tabanca ve tüfekler olduğunun bildirildiği, aynı tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre ihbarda geçen adrese gidildiğinde kaçmaya çalışan sanık ...'ın yakalandığı, söz konusu evde yapılan aramada çok sayıda silah, silah parçası, fişek yakalandığı, ayrıca ikamette yapılan aramada salon kısmında sehpa üzerinde bir adet hassas terazi, bir adet beyaz kağıda sarılmış esrar olduğu değerlendirilen madde, bir adet plastik kutu içerisinde metamfetamin olduğu değerlendirilen madde kalıntısının ele geçirildiği, yine ikametin girişe göre sol karşı odasında yerde jelatin kağıt içerisine sarılmış metamfetamin olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği, ele geçirilen bu maddeler ve terazi ile ilgili olarak soruşturma aşamasında aldırılan kriminal rapora göre hassas terazi ve plastik kutu üzerinde metamfetamin kalıntısı bulunduğu, yeşil renkli bitki parçalarının hint keneviri bitkisine ait olduğu ve beyaz renkli kristal maddenin metamfetamin içerdiğinin tespit edildiği, sanığın alınan savunmalarında uyuşturucu madde ticareti yapmadığını, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, evde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerle hassas terazinin kendisine ait olduğunu, yaklaşık 2-2,5 yıldır metamfetamin kullandığını, olay tarihinde firari olduğunu, hakkında yakalama olduğu için evden çıkamadığını, ... adlı satıcıdan içmek için metamfetamin satın aldığını, ...'nin kendisine az mal verip fazla para aldığını farkedince ...'nin kandırmaması için satın aldığı uyuşturucu maddeyi tartmak maksadıyla hassas terazi alıp evde bulundurduğunu, evde bulunan esrarı bir arkadaşının kendisine içmek için bıraktığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık savunmasında evde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu, uyuşturucu madde ticaretini yapmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, İzmir Emniyet Müdürlüğüne gelen ihbarın içeriği, sanığın yakalandığı ikamette yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve ele geçirildiği yerler ile üzerinde metamfetamin kalıntısı tespit edilen hassas terazi ele geçirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılarak sanığın sabit olan, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın ihbar üzerine uyuşturucu madde ve hassas terazi yakalandığı, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğu, uyuşturucu maddelerin satışa hazır hale getirildiğine ilişkin maddi kanıtlar bulunmadığı, hassas terazi yakalanmış olmasının sanığın uyuşturucu madde sattığı şüphesini oluşturmakta ise de, sanığın uyuşturucu madde sattığına dair bir tanık beyanı olmadığı, yine sanığın uyuşturucu madde sattığı kişilerden elde edilmiş uyuşturucu maddelerin bulunmadığı, oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesinin gerektiği, mevcut delil durumu ve sanığın savunmaları nazara alınarak, sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde temin etmek olarak kabulü gerektiği görülmekle İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (HAGB), yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların HAGB kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, HAGB kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası doğrultusunda HAGB kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen HAGB kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda; Sanığın Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde davalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dava dosyası ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek, kesinleşen mahkeme kararları yönünden gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışıldıktan sonra, her bir ... yönünden ayrı ayrı sübut da tartışılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dava dosyası içine konulup 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının değerlendirmek suretiyle, sanık hakkındaki suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle ... sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli, 2021/76 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.