2. Ceza Dairesi 2021/9180 E. , 2023/2922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/183 E., 2016/242 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ... 5. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/183 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde
**2. Ceza Dairesi 2021/9180 E. , 2023/2922 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/183 E., 2016/242 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ... 5. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/183 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2015 tarihli ve 2015/13289 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında, şikâyetçiye ait iş yerine girerek suça konu eşyaları çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 151/1, 116/2-4, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır. 2.... 5. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/183 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 151/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istemleri, şikâyetten vazgeçmenin dikkate alınmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Şikâyetçinin 04.04.2015 günü gece saat 21:00 civarında iş yerini kapatarak ayrıldığı, ertesi gün iş yerine geldiğinde, kapının zorlanarak açıldığını ve iş yeri içerisinde 2 adet monitör ve 1 adet cep telefonunun çalındığını tespit ettiği, kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde elde edilen güvenlik kamera kayıtlarında, gece saat 03:37 de iki şahsın iş yerine girerek suça konu eşyaları çaldığının tespit edildiği, şahısların suça sürüklenen çocuklar ... ve ... olduklarının teşhis edildiği, suça sürüklenen çocukların ifadelerinde suçlamaları kabul ettikleri anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde takdiri indirim uygulandığı, suça sürüklenen çocukların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete tabi olmadığı, hırsızlık suçundan hükmedilen ceza miktarı dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezaların ertelenmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında Mahkemenin kabulünde ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ...'ın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümüde açıklanan nedenlerle, ... 5. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/183 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.