11. Hukuk Dairesi 2014/4706 E. , 2014/8246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2011 gün ve 2010/146 - 2011/236 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.12.2013 gün ve 2012/5601 - 2013/23150 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rap
**11. Hukuk Dairesi 2014/4706 E. , 2014/8246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2011 gün ve 2010/146 - 2011/236 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.12.2013 gün ve 2012/5601 - 2013/23150 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından buyana faaliyetine devam eden Türkiye’nin ve Dünyanın önde gelen bira üreticilerinden olduğunu, “...” ibareli markaların 1979 yılından bu yana müvekkili adına tescilli olup tanınmış markalar olduğunu, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın markaların karıştırılabilme ihtimaline yol açabilecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini, tanınmış markanın benzerinin farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi tescili mümkün değilken davalı markasının müvekkili markasıyla aynı sınıflarda tescilinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki, markalar arasında benzerlik bulunduğu ve karıştırılma ihtimallerinin olduğunu ileri sürerek dava konusu ... kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin “...” markasının şirket adının baş harflerinin bir araya gelmesi ile oluşuğunu, müvekkili şirketin 1973 yılında yurtdışında kurulmuş olup sigorta ve sigorta hasar tasfiyesi konusunda faaliyette bulunduğunu, bu faaliyet konusunun davacının bira ve içecek üretimi arasında hiçbir bağ olmadığını, davacı şirketin tanınmış olmasının yada olmamasının tek başına müvekkili markasının tesciline engel teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalıya ait “...” markası ile davacının “...” esas unsurlu markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı markasının emtia listesi ile davacı markasının emtia listesinin 35. sınıfta yer alan “reklamcılık, işletmecilik ve idarecilik hizmetleri” açısından aynı/benzer olduğu, davalının emtia listesindeki diğer hizmetler (36.sınıf) açısından ise farklı olduğu, davacının “...” markasının 556 sayılı KHK’nin 8/4 maddesi anlamından tanınmış marka olduğu, ancak yasal şartlar gerçekleşmediğinden 36. sınıf hizmetler yönünden davalı markasının tesciline engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı markasının 35. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile bu kapsamda verilen ... kararının iptaline, fazlaya dair istemin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18/12/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.