Başvuru, uçuş tazminatından hukuka aykırı olarak kesildiği öne sürülen gelir vergisinin iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının; bu konuda farklı yargısal kararlar verilmesi nedeniyle de eşitlik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, uçuş tazminatından hukuka aykırı olarak kesildiği öne sürülen gelir vergisinin iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının; bu konuda farklı yargısal kararlar verilmesi nedeniyle de eşitlik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuruya Konu Uyuşmazlık Öncesi Yaşanan Olaylar Başvurucu Türk Hava Yolları A.Ş. (THY) bünyesinde ikinci sınıf hava aracı bakım teknisyeni olarak görev yapmaktadır. Başvurucuya bu görevi nedeniyle "uçuş tazminatı" ödemesi yapılmaktadır. Başvurucu uçuş tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılmaması ve geriye dönük olarak yapılan vergi kesintilerinin de iade edilmesi için 22/9/2005 tarihinde Maliye Bakanlığına (İdare) başvurmuştur. İdare, söz konusu talebi 19/1/2006 tarihinde reddetmiştir. Başvurucunun talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptali istemiyle açtığı dava, İstanbul Vergi Mahkemesinin 30/6/2006 tarihli kararıyla kısmen kabul edilmiştir. Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline ve başvuru tarihinden geriye doğru zamanaşımına uğramamış olan ve tevkifat yoluyla ödenen vergilerin davacıya ret ve iadesine karar vermiştir. Kararda 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre başvurucuya ödenen uçuş tazminatının gelir vergisinden müstesna olduğu gerekçe gösterilmiştir. Temyiz edilen karar Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/12/2006 tarihli ilamıyla onanmıştır.B. Başvuruya Konu Uyuşmazlık ve Sonrasında Yaşanan Olaylar İstanbul Vergi Mahkemesinde Görülen İptal Davası Başvurucu bu defa önceki başvuru tarihi olan 22/9/2005 tarihinden sonraki vergi kesintilerinin iadesi için 8/10/2007 tarihinde yeniden İdareye başvuruda bulunmuştur. Ancak İdare başvurucunun bu talebini reddetmiş, bu yazı başvurucuya 16/11/2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu İdarenin bu işlemine karşı 4/1/2008 tarihinde İstanbul Vergi Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkeme, 28/4/2008 tarihli kararıyla vergi kesintilerinin iadesi istemi yönünden davanın kabulüne, faiz istemi yönünden ise davanın reddine karar vermiştir. İdare kararı temyiz etmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi 1/2/2010 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma ilamında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesine göre dava açma süresinin vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu hatırlatılmıştır. Somut olayda ise davaya konu idari işlemin 16/11/2007 tarihinde tebliğ edildiği, davanın da 28/12/2007 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. Daire, dolayısıyla kanunda öngörülen süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 30/11/2010 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkeme 7/4/2011 tarihinde, davanın süre yönünden reddine karar vermiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin 16/11/2011 tarihinde kesinleşmiştir. İstanbul Vergi Mahkemesinde Görülen İptal Davası Başvurucu yine 22/9/2005 ile 8/10/2007 tarihleri arasındaki dönem için yapılan vergi kesintilerinin iadesi istemiyle İdareye 20/8/2010 tarihinde düzeltme ve 22/10/2010 tarihinde şikâyet başvurularında bulunmuştur. İdare tarafından bu başvurulara bir cevap verilmeyince başvurucu 25/1/2011 tarihinde İstanbul Vergi Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkeme 12/6/2012 tarihinde davanın kısmen kabulüyle vergi kesintilerinin iadesine, faiz istemi yönünden ise davanın reddine karar vermiştir. Temyiz edilen hüküm, Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/6/2012 tarihli ilamıyla davanın kabul edilen kısmı yönünden bozulmuştur. Daire, başvurucunun daha önce aynı istemle açtığı davanın süre yönünden reddedildiğine dikkat çekmiştir. Bozma ilamında, aynı konuyla ilgili olarak yeni bir hukuki durum söz konusu olmaksızın tekrar yapılan başvurunun dava açma süresini canlandırmayacağı belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi ise Dairenin 31/1/2013 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkeme 11/4/2013 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Karar başvurucu vekiline 27/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.