7. Hukuk Dairesi 2024/2593 E. , 2024/3871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/231 E., 2024/443 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kara
**7. Hukuk Dairesi 2024/2593 E. , 2024/3871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/231 E., 2024/443 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2015 tarihli ve 50761 yevmiye numaralı resmi senetle 3123 ada 22 parsel sayılı taşınmazda müvekkili adına kayıtlı hissede, davalı şirket lehine 580.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bu tesis işleminin yapılmış olmasına karşın müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığını, davalı şirketten bu tutarda para veya malın da alınmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bursa 16. İcra Dairesinin 2017/1039 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu ipotek nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ipotek belgesinde davacı tarafın borcu ikrar ettiğini, bunun aksinin yazılı belge ile ispatlanmasının gerektiğini, ticari defter ve kayıtlarla ipotek belgesindeki yer alan beyanın aksinin ispatlanamayacağını, dava dışı ... ... ile davacının anne-oğul olduklarını ve dava dışı ... adına kayıtlı iş yerinin fiilen davacı tarafından işletildiğini, ... ile davalı şirket arasındaki ticari faaliyetler nedeniyle ...'ın müvekkiline borçlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2018 tarihli ve 2017/1402 Esas, 2018/166 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/1659 Esas, 2021/1354 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.2) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.11.2023 tarihli ve 2023/4442 Esas, 2023/5370 Karar sayılı ilamıyla; "..ipotek senedinin içeriği taraflarca belirlenecek olup, ipotek sözleşmesinde hukukî ilişkiye işaret edilmesinin ipoteğin tesisi için yeterli olacağı...davacının, dava dışı oğlunun borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı lehine... akit tablosunun düzenlendiği yönünde bir ipotek akdi bulunmayıp aksine, davacının davalıdan aldığı borcun teminatı olarak ipoteğin tesis edildiğinin anlaşıldığı... davacının davaya konu ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği..." gerekçesiyle "...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/443 Karar sayılı kararı ile "...davanın kabulüne ..." karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (V.B) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının oğlu olan dava dışı ...'ın müvekkil şirketten ve açık hesaptan kumaş alımı yaptığını ve ödeme için verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, somut olayda üst sınır değil, kati borç ipoteği bulunduğunu, incelemenin bu niteliğe bağlı olarak yapılması gerektiğini, davacının yasal sürede Bölge Adliye Mahkemesine başvurmadığını, bu nedenle istinaf başvurusunun esastan incelenmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 881 ilâ 891 inci maddeleri, 3. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 504 üncü maddesi, 5. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.