Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde pnömokonyoz içeren malzemeler kullanıldığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde ancak 7,5 saat çalışılabilecek işlerin sayıldığını, 4/-(s) hükmünde pnömokonyoz yapan tozlu işlerin, 4/s-(I) hükmünde ise pnömokonyoz yapan tozların bulunduğu işyerlerindeki işlerin belirtildiğini ayrıca zaman zaman yüzey temizleme işler
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde pnömokonyoz içeren malzemeler kullanıldığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde ancak 7,5 saat çalışılabilecek işlerin sayıldığını, 4/-(s) hükmünde pnömokonyoz yapan tozlu işlerin, 4/s-(I) hükmünde ise pnömokonyoz yapan tozların bulunduğu işyerlerindeki işlerin belirtildiğini ayrıca zaman zaman yüzey temizleme işlerinde farmik asit kullanıldığını ve Yönetmelik'in 4/ı-(5) hükmünde de asitle yüzey temizleme işlerinin sayıldığını, Yönetmelik kapsamında bulunan bir fabrikada çalışmasına rağmen söz konusu madde hükmüne aykırı olarak günde 8,5 saat çalıştırıldığını, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerine rağmen kısa çalışma primi ödenmediğini, ayrıca günlük 8,5 saat çalıştırıldığı ve ara dinlenmesi hariç günde 0,5 saat fazla çalışma yaptığı hâlde ücretinin ödenmediğini ileri sürerek günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının görev ve çalışma şartlarının Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna bağlı olarak da fazla çalışma ve kısa prim alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağına, zamanaşımı ve faiz hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.