19. Ceza Dairesi 2015/6153 E. , 2015/3590 K. "" Tebliğname No : 7 - 2012/170368 MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi TARİHİ : 12/04/2012 NUMARASI : 2009/314 (E) ve 2012/388 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu du…
**19. Ceza Dairesi 2015/6153 E. , 2015/3590 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2012/170368 MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi TARİHİ : 12/04/2012 NUMARASI : 2009/314 (E) ve 2012/388 (K) SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Her ne kadar davaya konu cüzdanlar üzerinde yer alan motif ve şekillerin müdahilin tescil edilmiş motif ve şekillere ait markası yönünden iltibas oluşturabileceği ileri sürülebilecek ise de; dava konusu marka taklidi olduğu iddia edilen cüzdanların üzerinde “Dimall” ibaresinin de görünür şekilde yer alması nedeniyle bu haliyle dava konusu ürün bir bütün olarak değerlendirildiğinde tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmayacağı gözetilerek, sanık hakkında marka hakkına tecavüz eylemi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, bozma gerekçesi yönünden, Üye Hüsamettin Uğur’un değişik gerekçesi ile ve oyçokluğuyla 02/07/2015 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş farklılığı, konut ve işyeri gibi kapalı yerlerde arama yapılırken, ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması nedeniyle arama işleminin hukuka aykırı sayılması dolayısıyla ele geçirilen suç eşyasının hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmasından dolayı hükme esas alınamaması karşısında, sanığın geçerli bir ikrarının da bulunmaması, olsa da soyut ikrardan öteye değer taşımaması nedeniyle mahkûmiyet hükmünün öncelikle bu nedenle bozulması gerekiğini düşünüyorum. Çünkü; Ceza usul hukukunda, re’sen araştırma ilkesi ve vicdani delil sistemi geçerli olup, amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Maddi gerçek, hukuka uygun elde edilen her türlü delille ispatlanabilir. Anayasa'ya göre, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz (m.38/6). CMK uyarınca, yüklenen suç, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan delillerle ispat edilebilir (m. 217/2). Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse, reddolunur (m.206/2-a). Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, hukuka kesin aykırılık sebebidir (m. 289).