Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Şirketin yurt dışı inşaat projelerinde 17.06.1989-27.12.1990, 10.03.1991-15.03.1996, Temmuz 1996-Haziran 1997, 27.12.1997-05.05.2000, Ağustos 2002-Nisan 2003, Haziran 2003-Ağustos 2003, 14.12.2003-20.05.2009 ve 01.08.2012-30.06.2014 tarihleri arasında olmak üzere toplam sekiz dönem hâlinde kesintili şekilde çalıştığını, son ücretinin net 2.500,00 USD olduğunu, tüm dönem çalışmalarının işveren tarafından iş bitimi gerekçe g…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığına, ücret ve ücretin belirlenmesi yöntemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı ilâmında usuli kazanılmış hak ilkesi şu şekilde açıklanmıştır: "... 3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. 4. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar). ..." Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Dairemizin 22.05.2023 tarihli bozma ilâmında davacının 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin taleplerin Rusya hukukuna göre zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik bulunmadığı ifade edildikten sonra Türk hukukuna tâbi kıdem ve ihbar tazminatlarının ise davacının 19.08.2003 tarihindeki ücreti üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece davacının 12.08.2012-18.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmasına Türk hukuku uygulanmak ve 18.06.2014 tarihindeki ücret esas alınarak hesaplanan alacakların hüküm altına alınması bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakka aykırıdır. Yargılama sırasında alınan 11.03.2024 tarihli rapor bozma ilâmına uygun olup, bu rapordaki hesaplamalar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, bozma ilâmına aykırı hesaplama içeren 17.07.2024 tarihli rapora göre karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.