5. Ceza Dairesi 2014/10333 E. , 2015/12160 K. "" Tebliğname No : 5 - 2013/192696 MAHKEMESİ : Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2013 NUMARASI : 2013/26 Esas, 2013/38 Karar SUÇ : İcbar suretiyle irtikaba teşebbüs Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24/01/1983 tarih ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, "yerinde görülmeyen sair itirazların reddine" tabirinin hükmün bir …
**5. Ceza Dairesi 2014/10333 E. , 2015/12160 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 5 - 2013/192696 MAHKEMESİ : Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2013 NUMARASI : 2013/26 Esas, 2013/38 Karar SUÇ : İcbar suretiyle irtikaba teşebbüs Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24/01/1983 tarih ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, "yerinde görülmeyen sair itirazların reddine" tabirinin hükmün bir bölümünün onandığı anlamına gelmediği hususu göz önüne alınarak hükmün yeniden değerlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dosya kapsamı ve Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/403 Esas, 2004/12 Karar sayılı ve 22/01/2004 tarihli ilam içeriğinden, sanıkların Tavşanlı Kadastro Müdürlüğünde kadastro teknisyeni olarak görev yaptıkları, bir şirketin Aliköy Beldesi Zafer Mahallesinde bulunan taşınmazlar üzerine patlayıcı madde fabrikası yapmayı planladığını bildirmesi üzerine Kadastro Kanununun 11/3. maddesi gereğince alınan kısmi kadastro çalışması kararı üzerine bu taşınmazların kadastro tespit işlemlerinde görevlendirildikleri, şirket temsilcisi olan katılandan 40.000'er TL istedikleri, paranın verilmemesi halinde işi yavaşlatacaklarını ve taşınmazları Hazine adına tespit ederek işi zorlaştıracaklarını söyledikleri, katılanın istenen parayı vermemesi üzerine de 101 Ada 363, 364, 365, 384, 405, 431, 432, 433, 436, 437 nolu parselleri Hazine adına tespit ettikleri, yapılan yargılama sonucu 433 nolu parsel dışındaki taşınmazların Hazine adına yapılan tespitlerinin iptal edilerek gerçek kişiler adına tespit ve tescile karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarih ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının