11. Hukuk Dairesi 2013/7543 E. , 2014/75 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2012 NUMARASI : 2006/351-2012/108 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2006/351-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve …
**11. Hukuk Dairesi 2013/7543 E. , 2014/75 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2012 NUMARASI : 2006/351-2012/108 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2006/351-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının tasfiye halinde A. Yapı Denetim Ltd. Şti'nin sırasıyla % 51 ve % 49 hisse ile ortakları olduklarını, davalının 2001 yılından itibaren şirketin birikmiş vergi borçlarının tamamını kendisinin ödediğini iddia ederek müvekkili davacının % 51 payına isabet eden 6.138,35 TL için icra takibine geçtiğini, bu durumdan müvekkilinin maaşından haciz yapılması üzerine haberdar olduğunu, ancak müvekkilinin vergi dairesine yaptığı müracaat üzerine hissesine karşılık gelen 2001 yılından itibaren 2.895,95 TL vergi aslı olmak üzere gecikme zammı ile beraber 12.565,95 TL vergi borcu bulunduğunun bildirildiğini, bu durumda davalının müvekkili davacı hakkında icra takibi yapmasının usulsüz olduğu ileri sürerek, icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davalıya ödenen 7.000 TL'nın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirketin vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenle hissesi oranında davacıya düşen kısmın icra yoluyla talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aslında vergi dairesine ortağı olduğu şirketteki payı itibariyle kendi hissesine düşen kısım için ödeme yaptığı ancak ödediği bu kısmın % 51'i oranında davalıdan talepte bulunduğu, davalının kendi payı için ödediği vergi borcu için davacıdan tahsilat yapamayacağı, vergi dairesinin 01.10.2011 tarihli yazısından davacıdan, vergi dairesinin de tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalı tarafından başlatılan icra takibi sonucunda davacının 6.138,36 TL emekli maaşından kesinti yapıldığının anlaşıldığı ve yapılan bu kesintinin davalıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2003/13003 sayılı dosyası nedeni ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, 6.138,36 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının ödediği makbuzların arkasına vergi dairesinin verdiği şerhte kullandığı ifadelerin yanılgıya yol açması nedeniyle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.