11. Hukuk Dairesi 2011/15884 E. , 2013/15612 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.06.2011 tarih ve 2009/129-2011/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı şirket temsilcisi...ve davalı vekili Av....n dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığında…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15884 E. , 2013/15612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.06.2011 tarih ve 2009/129-2011/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı şirket temsilcisi...ve davalı vekili Av....n dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada çek hesabının bulunduğunu, bu hesaptan müvekkilinin talebi olmaksının 50 adet çek yaprağının bastırıldığını, basılan bu çeklerin davalı banka nezdinde iken kaybolduğunu ya da çalındığını, söz konusu çeklerin tedavüle girmesi ile üçüncü kişilerin müvekkilinden talepte bulunduklarını, müvekkili aleyhine icra takiplerinin başlatılıp işyerinde hacizler yapıldığını, şirket ortağının ölümle tehdit edildiğini, sebze yüklü şirket aracının yolda iken yakalanarak trafikten men edildiğini, ticari itibari sarsılan müvekkili şirketin aynı zamanda müşteri kaybettiğini, ayrıca yasal yollara başvururken de masraf yaptığını ileri sürerek, 35.000 TL maddi, 600.000 TL manevi olmak üzere toplam 635.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirket adına bastırılan çek yapraklarının banka şubesi nezdinde iken kaybedildiklerini, durumun öğrenilmesi üzerine davacının mağdur edilmemesi gerekli tüm önlemlerin alındığını, müvekkilinin gerekli özen ve dikkati gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket adına bastırılan çek yapraklarının, davacı şirkete teslim edilmeden davalı banka elinde iken kaybolduğu-çalındığı, söz konusu çeklerin bir kısmının 3. kişiler tarafından doldurularak piyasaya sürüldüğü, bankaca gerekli önlemler alınarak ibraz edilen çek bedellerinin ödenmediği, çekleri ellerinde bulunduranların bir kısmının davacı hakkında icra takibinde bulundukları, davacının hakkında açılan icra takiplerine karşı takibin iptali için davalar açtığı, açtığı davaları kazandığı ve takiplerin iptal edildiği, gerekli özen ve dikkati göstermeyerek çek yapraklarının kaybına neden olan davalı bankanın kusurlu bulunduğu, davacının müşteri kaybına uğradığını kanıtlayamadığı, davacı tarafından yasal yollara başvurulurken yapılan masrafların ise söz konusu davalarda haksız çıkan taraftan tahsiline karar verildiği, dolayısıyla maddi bir zararın doğmadığı, bu olay nedeniyle icra takipleri ve hacizlere maruz kalan davacının manevi zarara uğradığı ve söz konusu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, davacı şirket adına bastırılan çek yapraklarının davalı banka nezdinde iken kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, davalı banka nezdinde iken kaybolan çek yaprakları nedeniyle davacı aleyhine icra takipleri başlatılmış, davacının işyerinde haciz uygulanmış, davacıya ait üzerinde yük bulunan kamyon yakalanarak trafikten men edilmiştir. Tarafların sıfatı ve zarara yol açan olayın niteliği ile birlikte yukarıda açıklanan hususlar göz önüne alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, somut olayın özelliklerine uygun düşmemektedir. Bu durumda mahkemece, davacı lehine adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, aşağıda yazılı bakiye 320,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.