8. Ceza Dairesi 2019/637 E. , 2019/11536 K. "" Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.11.2017 tarihli ve 2016/16045 soruşturma, 2017/39439 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/7738 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyas…
**8. Ceza Dairesi 2019/637 E. , 2019/11536 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.11.2017 tarihli ve 2016/16045 soruşturma, 2017/39439 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/7738 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin dairesini 03.02.2016 tarihinde boşaltmak kaydıyla 20.01.2016 tarihinde şüpheliye sattığı, müştekinin 03.02.2016 tarihinde sattığı daireyi boşaltmadığı fakat bu konuda şüpheli ile aralarında görüşmelerin ve ihtilafın olduğu, müştekinin söz konusu daireyi boşaltmadığını bildiği halde şüphelinin 28.02.2016 tarihinde çilingirci vasıtasıyla daireyi açtırıp içeri girdiği ve içeride bulunan 20.000,00 Türk Lirasını aldığı, kilidi değiştirdiği ve kapının üzerindeki isimliği kırdığı, müştekinin 20.07.2016 tarihli dilekçesinde 20.000,00 Türk Lirasını saklamış olduğu yerde bulduğunu ve hırsızlık suçu yönünden şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği somut olayda, şüpheli hakkında konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçu yönünden delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, şüpheli ... yönünden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.11.2018 gün ve 7035 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2018 gün ve KYB/2018-91406 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: