İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığı tespit edilen davacıya ait “...” markası ... nolu Sınıflarında 23.01.2018 tarihinde davacı adına tescil edilmiş ve tek yetkilisi ve sahibi olduğu ...Ltd. Şti. tarafından kullanılmakta olup davacı marka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/29 KARAR NO : 2026/263 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 23/03/2021 NUMARASI : 2019/110 E. - 2021/50 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığı tespit edilen davacıya ait “...” markası ... nolu Sınıflarında 23.01.2018 tarihinde davacı adına tescil edilmiş ve tek yetkilisi ve sahibi olduğu ...Ltd. Şti. tarafından kullanılmakta olup davacı markasının ... no ile bu alanda koruma altında olduğunu, Davacı markasının davalılar tarafından tüm görsel ve yazılı mecralarda ve sosyal medyada, internet sitelerinde (http://www.....com.tr) haksız ve kötü niyetli olarak kullanılması sebebi ile davalılara ihtarname keşide edildiğini, Davacı, davalılara noter aracılığıyla ihtarname yolladığını, marka hakkına tecavüz fiilinin sonlandırılmasını talep ettiğini, 1 numaralı davalının çok sayıda şubesi ve franchise şubelerinin olduğunu, marka kullanımına devam ederek ihtarnameye cevap vermediğini, 1 nolu davalının internet sitesinde yer alan görseller sayın mahkemeye sunulacak olmakla birlikte haricen yapmış oldukları araştırmalarda şubenin 2 nolu davalı ... adına kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, franchise sayfasında belirtilen maliyet (300.000-400.000TL, Net işletme karı %15-20, Reklam Bedeli yüzde 3) dikkate alınarak 1 nolu davalının haksız olarak elde etmiş olduğu tutarın hesaplanmasını talep ettiklerini, Davalıların, davacıya ait markayı haksız ve kötü niyeti olarak kullanımının, davacı işletmesinin sahip olduğu olumlu imajının sarsılmasına ve tacir kimliğinin zedelenmesine sebep olduğunu belirtmiş, Öncelikle 6100 sayılı HMK 'nın 403. Maddesine binaen ivedilik söz konusu olduğundan karşı tarafa tebligattan şimdilik sarfınazar edilerek davalılara ait “Sahrayıcedit Mah, İmam ... Sk, ... Kadıköy/İstanbul” Adresinde bulunan iş yerinde ivedi olarak keşif ve tespit yapılmasına; ürün, tabela, basılı evrak, kartvizit, broşür, reklam panosu ve diğer tüm evrakların incelenerek davacıya ait marka ile benzerlik içeren, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve bu fiillerin durdurulması ve men’i ile Davacı Şirketin marka haklarına tecavüzün önlenmesi amacıyla “ihtiyati tedbir" kararına hükmedilmesini, Davacının, tecavüz dolayısı ile uğradığı zarar sebebiyle fazlaya dair haklarımız saklı kalmakla birlikte şimdilik 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile davalılardan tahsilini davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kullandığı markanın müvekkilinin ...A.Ş. Adına tescilli olduğunu, Markanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılmasının söz konusu olmadığını. Müvekkili şirketin dava konusu markanın dışında "... ... dönerde ..." markasının da sahibi olduğunu, bu markanın tescil tarihi, davacı markasının tescil tarihinden çok önce 11.04.2017 tarihili olduğunu, Müvekkili şirket adına (...A.Ş.) uygun olarak, ilk önce "... ... dönerde ..." markası için başvurmuş ve tescil belgesi aldığı, daha sonra da dava konusu marka için başvurmuş ve tescil belgesi alındığını, Müvekkili şirketin davacıların "..." markasını tescil ettirmelerinden çok önce, "1 döner" markasını tescil ettirdiğini ve kullandığını, Müvekkili şirketin "... ... ... ... ..." markası için başvuru yaptığı tarihte, davacılara ait marka tescil ve ilan edilmediğini, dolayısı ile müvekkili şirketin kötü niyeti söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin görsellerinde; marka tescil belgesine uygun olarak "... ... ... ... ..." markasını kullandıklarını, müvekkilinin kullandığı tüm görsellerde tescil belgesine uygun olarak, sadece "..." değil, tescil belgesinde kullanılan tüm kelimelerden oluşan bir görsel kullandıklarını, Müvekkilinin tescil belgesi aldığı marka "... ... ... ... ..." markası olduğu. Davacı tarafın tescil belgesi aldığı marka "... ataşehir that's real ..." markası olduğu, Tescil belgesi alınan markalarda ortak olan, bir markada "..." kullanımı, diğer markada ise "..." kullanımı dışında tarafların markaları birbirinden çok farklı olduğu. Taraflara ait markalar tamamen farklı ilçelerde kullanıldıklarını, Davacı tarafın Ataşehir ilçesinde faaliyet gösterdiğini, ancak müvekkili şirketin hiçbir mağazası, restaurantı Ataşahir ilçesinde olmadığı, müvekkili şirketin sadece şirket merkezi olarak kullandığı bürosu Ataşehir'de olduğu. Türkiye'de "..." ibaresinin ilk kez davcılar tarafından tescil edilmediğini. "..." marka olarak ilk kez Antalya'da bir firma tarafından tescil edildiğini, ww.....com.tr alan adı müvekkilİ şirkete ait olduğu. Davacı şirket, www.....com.tr alan adını almak için hiçbir girişimde bulunmadığı. Davacıların, müvekkili şirketin bayilerine gönderdiği ihtarlar nedeni ile, Merdiven köy ve Ortaköy'de bulunan bayiler iş yerini kapatmış, tabelalarını indirmiş ve Franchaise sözleşmesini feshettiğini. Bayiliklerin kapanması ve Franchise sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle doğan zararların tazmini için dava açma haklarının saklı kalmak üzere, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ye dava dilekçesi tebliğ edildiği ancak süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davacılardan ...'nın ... numaralı ... Ataşehir markasının tescilli sahibi olduğu, markanın diğer davacı şirket tarafından kullanıldığı, davacının iddiasına göre ... Markası'nın davalılar tarafından görsel ve yazılı mecralarda, sosyal medyada, İnternet sitesinde kullanıldığı, kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği bu nedenle tespiti, durdurulması ve men'ini talep ettiği. Davalı şirket tarafından verilen cevap dilekçesi ile, "... ..., Dönerde ..." markasının tescilli sahipleri olduklarını. Kullanımın tescilli markalarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettikleri. Davalıların iş yerlerinde yapılan tespitte, iş yerinin davalılardan ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği. iş yeri unvanı'nın ... olduğu, iş yerinin tabelasında ... yazıldığı. Paketlerde ... ibaresinin olduğu. Yine internet siteleri üzerinde yapılan incelemede, davalılara ait www.....com.tr internet sitesinde 1 ... ..., ..., 1 ... ... ve ... ibarelerinin kullanıldığı. Taraflar adına tescilli markalar incelendiğinde; davacı taraf adına tescilli ... numaralı ... Ataşehir markasının 23/01/2018 başvuru tarihli olup 11/10/2018 tarihinde tescil edildiği. Davalılardan 1... A.Ş adına tescilli markanın ise ... ... ibareli 11/05/2018 başvuru tarihli ve 09/04/2019 tarihinde tescil edildiği, taraf markalarının ortak unsurunun ... olduğu, davalı tarafından tespit edilen kullanımlarında ağırlık olarak ... şeklinde olduğu. Davalı tarafından yapılan kullanımlarda ... ibaresinin ön plana çıkartıldığı ve markanın tescilli halinden farklı bir şekilde davacı markasının yakınlaştırılmak sureti ile ... şeklinde kullanım olduğu, kullanımların ortak unsurunu ... olması ve tarafların aynı sektörde yiyecek içecek alanında faaliyet göstermesi nedeni ile ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, ... markası yönünden tescil tarihlerine göre üstün hak sahibinin davacı şirket olduğu, davalılardan ...A.Ş'nin adına tescilli ... numaralı ... 1 ... ... ibareli markayı tescile uygun bir şekilde kullanmamak bu markayı internet sitelerinde ... ibaresi ile tescilden farklı şekilde kullanmak, bu markayı davacı markasına yakınlaştırarak ... şeklinde Françhise sözleşmeleri kapsamında 3. Kişilere kullandırtmak, davalının ise diğer davalı 1... A.Ş adına kayıtlı ... 1 ... ... isimli markayı tescilli hali ile kullanmadığı gibi ... şeklinde kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulundukları her ne kadar davalı şirket tarafından tescilli marka kullanıldığı yönünde savunmaları var ise de, davalılar tarafından kullanılan ... ibaresinin hem adlarına tescilli markadan ayrılarak ... ibaresi öne çıkartılmak sureti ile kullanıldığı ve bu kullanımın davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yine SMK.nın 155/1 maddesi hükmü gereğince marka hakkına tecavüz davalarında tescilli marka kullanımı savunmasının ileri sürülemeyeceği hükmü de gözetildiğinde davalı kullanımlarının davacı adına tescilli ... Ataşehir markalarına tecavüz ettiğinin ve aynı zamanda eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve men'ine" karar verilmiştir. Davalı vekili (...A.Ş) istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin kullandığı markanın müvekkili ...A.Ş. adına tescilli olduğunu, dolayısıyla markanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılmadığını,-Müvekkili şirketin "... ... ... ... ..." markası için başvuru yaptığı tarihte, davacılara ait marka tescil ve ilan edilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin kötü niyeti söz konusu olamayacağını,-Müvekkilinin tescil belgesi aldığı markanın "... ... ... ... ..." markası olup, Davacı tarafın tescil belgesi aldığı marka "... ataşehir that's real ..." markası olduğunu, tescil belgesi alınan markalarda ortak olan, bir markada "..." kullanımı, diğer markada ise "..." kullanımı dışında tarafların markaları birbirinden çok farklı olduğunu,-taraflara ait markaların tamamen farklı ilçelerde kullanıldığını, Davacı tarafın Ataşehir ilçesinde faaliyet göstermekte, ancak müvekkili şirketin hiçbir mağazası, restaurantı Ataşahir ilçesinde olmadığını, müvekkil şirketin sadece şirket merkezi olarak kullandığı bürosunun Ataşehir'de olduğunu, bu davaya konu olan; Müvekkil şirketin Francheise Sözleşmesi ile bayisi durumunda bulunan diğer davalının, davacı tarafın noterden gönderdiği ihtar ve açtığı iş bu dava nedeni ile müvekkili ile arasında bulunan Franchise sözleşmesini fesih ettiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar (... - ...Ltd. Şti.) vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalılar tarafından ...A.Ş'nin adına tescilli ... numaralı "... 1 ... ..." ibareli markanın tescile uygun şekilde kullanılmadığını, davacı müvekkili adına tescilli markaya yakınlaştırılmak sureti ile "..." ibaresi öne çıkartılmak suretiyle kullanıldığını, Davalının tescil edilen başvurusundan önce yapmış olduğu bir başka başvuru benzerlik nedeniyle bu sınıfta reddedildiğini, yapılan yeni başvurunun ise marka ofisinin gözünden kaçtığını bu sebeple tescil edildiğini, Davalı ısrarla yeniden tescil yoluna gittiği markayı ve logoyu değil, Müvekkilinin itirazı üzerine reddedilen marka başvurusunu yani Müvekkilinin markasının aynısını kullanmaya devam ettiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155/1 maddesi hükmü gereğince marka hakkına tecavüz davalarında tescilli marka kullanımı savunmasının ileri sürülemeyeceğini, davacı müvekkili adına tescilli ... numaralı ... Ataşehir markası 23/01/2018 başvuru tarihli olup 11/10/2018 tarihinde tescil edildiğini, Davalılardan 1... A.Ş adına tescilli markanın ise ... ... ibareli 11/05/2018 başvuru tarihli olduğu ve 09/04/2019 tarihinde tescil edildiğini, tescil tarihlerine göre üstün hak sahibinin davacı müvekkili şirket olduğunu, davalı tarafından adına tescilli marka yerine tescilden farklı olacak şekilde "..." ibaresi öne çıkarılmak suretiyle davacı müvekkili şirket markasına yakınlaştırılarak, davacı müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak derecede benzer kullanıldığı ve davalının kullanımının davacı müvekkiline ait tescilli markaya iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu, Müvekkili markasının uzun yıllardır davalının da ikametinin bulunduğu Ataşehir bölgesinde hizmet vermekte olup, tanınmış ve beğenilen bir marka olduğunu, davalının şirket merkezi Ataşehir bölgesinde olduğunu, müvekkili şirketin markasını Franchise sözleşmeleri kapsamında 3. Kişilere kullandırdığının dosyaya alınan delillerle sabit olduğunu, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacının ... tecil nolu markasının davalılar tarafından benzerinin kullanıldığı iddiası ile davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, meni davasıdır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, davalı markası için TPMK ya yazılan müzekkereye cevap verilmiş, 2018/66925 tescil nolu markanın müddetli olduğunun bildiriliği görülmüştür.Davacının maddi ve manevi tazminat talepleri tefrik edilmiştir. Mahkeme aldırılan, bilirkişiler ..., ... 13/05/2019 tarihli raporunda sonuç olarak; İnternet üzerinden yapılan inceleme sonucunda;. İnternet sitesinin üst bölümünde “1 ... ...” ibaresinin kullanıldığı, İnternet sitesinin alan adında, “...” ibaresinin kullanıldığı, İnternet sitesinde kullanılan logoda da “1 ... ... ve ...” ibarelerinin kullanıldığı ... ... + .... Davalıların internet sitesinin “Kurumsal” sayfasında,“..., Gıda sektöründe 25 yılı aşkın sürede edinilen tecrübelerin bir araya gelmesiyle oluşan 1... A.Ş tarafından kurulmuş %100 yerli bir hamburger zinciri markasıdır.” açıklamasının yazdığı tespit edilmiş. İncelenen internet sitesine ait ekran görüntüleri olarak rapora eklenmiş. www.....com.tr alan adı kimlik bilgileri incelemesi; ....com.tr alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adı kaydi için ise ... ... A. Ş. Adlı firmanın kullanılmış olduğu, alan adının 18.07.2018 tarihinde kayıt ettirildiği ve 17.07.2019 tarihine kadar kayıtlı olduğu tespit edilmiş. İnternet sitesinin alan adı kaydının ... ... A.Ş. kullanılarak yapıldığı, hosting (yer sağlayıcısın) ... ... Hizmetleri olduğu tespit edilmiş. Davalı adına ... başvuru numarası ile “1968 ... ... ... ...” markası için 11.05.2018 tarihinde 29. Sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri” 43.sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” alanlarında marka tescil başvurusunda bulunulduğu,27.08.2018 tarihinde 307 nolu Marka ilan bülteninde,31.05.2019 tarihinde 459 nolu tescil yayın bülteninde yayınlandığı, 09.04.2019 tarihinde tescil edildiği, haklarının davalı taraf ...A.Ş.’ye ait olduğu, markanın işler durumda olduğu. Davacı adına ... başvuru numarası ile “... ... ...” markası için 43.sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” Alanında 23.01.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, 12.02.2018 tarihinde 294.marka yayın bülteninde yayınlandığı, 30.11.2018 tarihinde 456 nolu marka tescil bülteninde yayınlandığı, 11.10.2018 tarihinde tescillendiği, haklarının tespit isteyen taraf “...”’ya ait olduğu, markanın işler durumda olduğu. Davalı marka kullanımında yer alan “...” ibaresinin tescilden farklı olacak şekilde öne çıkarılarak, Davacı markaları ile aynı iltibas yaratacak derecede benzer kullanıldığı; Davalı kullanımının Davacıya ait tescilli markalara iltibas yaratacak derecede benzer olduğu Markanın kullanımının markaya tecavüz oluşturup oluşturmadığının ve haksız rekabetin talebinin takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere" raporu mahkemeye sunmuşlardır. Mahkeme 23/06/2020 tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince davacının ... tescil no.lu ... l markasının davalılar tarafından benzerinin kullanılıp kullanılmadığı, davalının markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında kalıp kalmadığı taraf ve iddia ve savunmaları dikkate alınarak rapor düzenlenmesine karar verilmiş ve bilirkişi ...01/09/2020 tarihli raporunda sonuç olarak; "Davalı tarafın "..."ibareli ŞEKİL, ŞEKİL markasal kullanımlarının davacı tarafın ... ATAŞEHİR markasından kaynaklı haklarını ihlal ettiğini" belirtilmiştir. TPE kayıtlarına göre, davacı taraf adına tescilli ... numaralı "... Ataşehir" markasının "... " nolu Sınıflarda 23/01/2018 başvuru tarihli olup 11/10/2018 tarihinde tescilli olduğu, Davalılardan 1... A.Ş adına tescilli markanın ise “... ... ... ... de ...” markasını 29 ve 43 üncü sınıflarda 11/05/2018 başvuru tarihli ve 09/04/2019 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dairemizin 2023/241 Esas, 2025/839 Karar sayılı ilamında, davacının ..., Davalının ... A.Ş olduğu, mahkemece davalı adına tescilli ... numaralı ... ... ... + şekil ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, " karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 30/06/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet istemleri yönünden, davacı markasının esas unsuru olan ''...'' ibaresinin davacı adına 43. Sınıfta tescilli olduğu, Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde farklı ilçelerde faaliyet gösterdiği ileri sürülmüş ise de, her iki tarafın yemek işletme faaliyeti üzerinde marka kullanımının bulunduğu, markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tescilli markanın tüm ülkede koruma altında olduğu, davalının markasının "... ... ... ... de ...” markası olduğu, "..." ibaresinin ise ön plana çıkarılarak ve davacı markasına yanaşarak kullanıldığı, bu kapsamda davalının davacı markasının esas unsurunu dürüst ticari kullanım amacını aşar şekilde markasal kullanımının bulunduğu, markaların bütünsel olarak tüketici zihninde bıraktığı intiba nedeniyle iltibas yaratacak derecede benzer oldukları, Davacı ve Davalı marka işletme adı kullanımlarının, davalıya ait ticari araçlarda, davalıya ait web sitesi ve sosyal medya sayfalarındaki kullanımların davacı markasına yanaşarak kullanıldığı, bu nedenle tüketici zihninde davacı tarafın markalarıymış gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğu, SMK.nun 155/1 maddeye göre, marka hakkına tecavüz davalarında tescilli marka kullanımı savunmasının önceki marka sahibine karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki davalı markasının, davacısının ..., Davalının ... A.Ş olduğu marka hükümsüzlüğü davasında, mahkemece davalı adına tescilli ... numaralı ... ... ... + şekil ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, " karar verildiği,Dairemizin 2023/241 Esas, 2025/839 Karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 30/06/2025 tarihinde kesinleştiği, somut olayda markaya tecavüzün şartlarının gerçekleşmiş olduğu ilk derece mahkemesi tarafından davanın tümden kabulünün bu nedenle yerinde olduğu, davalı kullanımının markayı farklılaştırmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/03/2021 tarih ve 2019/110 E., 2021/50 K. sayılı kararına karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ...A.Ş. tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı ...A.Ş tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026