3. Ceza Dairesi 2022/16616 E. , 2023/2034 K. "İçtihat Metni" D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası
**3. Ceza Dairesi 2022/16616 E. , 2023/2034 K.** **"İçtihat Metni"** D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/275 Esas, 2019/68 sayılı Kararı ile sanık hakkında örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin 7 nci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin 7 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/959 Esas, 2020/1675 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 4. Eksik inceleme ile karar verildiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara , İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in ByLock veya eagle kullanmadığı, Bank Asyaya talimat ile para yatırdığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 314/2 maddesinde düzenlenen suçun unsurlarından olan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin dosya kapsamı itibariyle sanık açısından tam olarak tespit edilemediği ancak para yatırma ve hesap açtırma eyleminin yine aynı yasanın 220/7 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne yardım faaliyetleri kapsamında kaldığı kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak; TCK'nın 220/7 inci maddesinin uygulandığı 2 nolu bentte yer alan "...1/2.." ibaresinin çıkartılarak yerine "..2/3..." ibaresinin eklenmesine, yine aynı bentte bulunan "...2 YIL 6 AY..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...1 YIL 8 AY..." ibaresinin eklenmesine, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin uygulandığı 3 nolu bentte yer alan "3 YIL 9 AY" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 YIL 15 AY" ibaresinin eklenmesine, TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmış olduğu 4 nolu bentte bulunan "...3 YIL 1 AY 15 ......" ibaresinin çıkartılarak yerine "...1 YIL 13 AY..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince belirlenen sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 günden 1 yıl 13 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de; anılan uygulamanın sanık lehine olması ve aleyhe temyiz de bulunmaması hususları gözetilerek CMK'nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır. 1.Örgüte yardım suçunda kast unsuru yönünden, Yargıtay uygulamaları ve öğretideki görüşler incelendiğinde; Bir suçun kanuni tanımında "bilerek", "bildiği halde", "bilmesine rağmen" gibi ifadelere açıkça yer veren suçlar olası kastla işlenemez (Prof.Dr. İzzet ÖZGENÇ, TCK Genel Hükümler, 7. Baskı, s. 241). Kişi, örgütün işlediği somut fiili bilmese de terör örgütü olduğunu, sağladığı yardımın örgütün yararına kullanılacağını bilmeli ve bu irade ile hareket etmelidir. İnsani mülahazalarla yapılan yardımlar örgüte yardım suçunu oluşturmaz. Yapılacak her türlü yardımın suç olarak değerlendirilmemesi gerekir (Prof.Dr. A. Caner Yenidünya - Arşt.Görv. Zafer İçer, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, 1 inci Baskı, s. 56). Örgüte yardım suçunda manevi unsurun oluşması için genel kasıt yeterli değildir. Özel kasıt ile işlenen bir suçtur. Fail örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlamak kastı ile hareket etmelidir (Yrd.Doç.Dr. Namık Kemal Topçu, Örgütlü Suçlar ve Terör Suçları, s. 164). Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen "bilerek" ibaresi doğrudan kastı ifade eder. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirmek gerekir. Ancak, bu yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir yardım olması gerekmektedir (Prof.Dr.İzzet ÖZGENÇ, Suç Örgütleri, 7 inci Baskı, s. 38-39). Yukarıda yer verilen öğretideki görüşler ve Yargıtay yüksek 9. ve 16. Ceza Dairesinin geçmişteki uygulamaları göz önüne alındığında; suç örgütleri veya silahlı terör örgütlerine yardım suçunun ancak doğrudan kastla işlenebileceği, yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmesi gerektiği, örgüt üyelerine yapılan yardımın da örgüte yapılmış gibi kabul edilmekle birlikte örgüt üyesinin mensup olduğu örgütün bilinmesi ve bu yardımın da insani mülahazalarla değil örgütün amaçlarını gerçekleştirme gayesiyle yapılması hususunda ortak bir kanaat mevcuttur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, dosya arasında bulunan Bank ... hesap hareketleri incelendiğinde; Bank ...’nın TMSF'ye devir işlemi sonrası da para yatırma işleminin bulunduğu anlaşılmakla, sanığın hesabını aktif olarak kullandığı ve para yatırma, çekme, harcama gibi rutin bankacılık işlemlerinin bulunduğu yönündeki hesap hareketleri ile de teyit edilen savunmasının aksine örgütle iltisaklı Bank ... isimli bankaya talimatla para yatırdığına, silahlı terör örgütüne yardım kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre; A-) Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi, B-) Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunda suç tarihinin yardım teşkil eden eylem ve faaliyetin son olarak gerçekleştiği tarih olduğu kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında, suç tarihinin "16.11.2014" yerine “09.08.2016” olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/959 Esas, 2020/1675 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.