T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkili şirketin ... Özel Sağlık Hiz...A.Ş. olarak ... Mah. ... Sk. No:... Muratpaşa/Antalya adresinde 30/03/2012 tarihinde Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil no ile genel olarak hastane faaliyeti amacıyla kurulduğunu, Özel Muratpaşa ...'nin sahibi olan Antalya ... Sağlık Hiz...Ltd. Şti.'nin önce nevi değiştirip anonim şirket olduğunu, nevi değişikliğinden sonra isim değişikliği ile Antalya ... Özel Sağlık Hiz...A.Ş. olduğunu, her iki şirket birleşmek suretiyle müvekkili şirketin bugün Kumluca'da hastane faaliyetine devam ettiğini, hastane arsası satın alınırken satış bedelinin 2.000.000,00 TL'lik kısmı için ... Bankası Antalya Şubesi'nden rotatif kredi kullanıldığını, kredi kullanılırken, bankanın teminat istediğini, davalılardan takibe konu senet lehtarı görünen ...'ın, 2.000.000,00 TL nakit teminat gösterdiğini, davalının bu nakit teminatını bankanın yine davalı yararına vadeli mevduat hesabına alarak davalıya faiz getirisi sağladığını, takibe konu edilen teminat için verilmiş bedelsiz senetler nedeni ile müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından, icra dosya borcu depo edilmek suretiyle dava sonuna kadar Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yatan paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu senetler nedeni ile takip dosyasına bağlı olarak müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, dava dilekçesinin müvekkili ...'a 15/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davacıların Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulan bonoların teminat senedi olarak bankaya verdiklerini, her nasılsa bonoların müvekkiline verildiğini iddia ederek bu davayı açtıklarını, senetlerin verilme nedenini de "arsa alımı için kullandırılan kredilerin teminatı" olarak ifade ettiklerini, davacıların takip konusu bonoların bankaya verildiğini ve bankanın da bonoları müvekkiline verdiğine ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinin müvekkili davalı ...'a 20/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, dava konusu icra takibine konu bonoların lehtar ... tarafından davalı ...'a ciro yoluyla devredilmiş senetler olduğunu, davalı müvekkilleri arasında kayın baba - damat ilişkisinin bulunduğunu, ciro yoluyla yapılan devrin muvazaalı olduğu anlamına gelmediğini beyan ederek, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Dava değeri itibariyle davacının iddiasının HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca kesin delil ile ispatlanması gerektiğinden; davacının tanık dinletme yönündeki talebi reddedilmiştir. Sonuç olarak, davacının iddiasını kesin delil ile ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de davacının iddiası HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca yemine konu olamayacak vakıa (TCK'nın 156. maddesinde düzenlenen bedelsiz kalmış senedi kullanma suçu) niteliğinde olduğundan, davacının yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamış ve ispatlanamayan davanın reddine, Mahkememizce İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı infaz görmüş olmakla, davaya konu alacak üzerinden (2.766.739,72 TL) hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacılardan alınarak takip alacaklısı davalı ...'a verilmesine" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hukuki mahiyetinin her iki davalı bakımından farklı olduğunu, davalı ... yönünden eksik inceleme yapıldığını, kredi tutarı ile takibe konu senet tutarının aynı olması, arsa alım tarihi ile senedin tanzim tarihinin aynı olması, ...'ın kredi kadar teminat göstermiş olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, senedin teminat için verildiğinin açıkça anlaşıldığını, bu ilişki dışında ...'tan alınan bir borç ve paranın bulunmadığını, müvekkili şirketin usulüne uygun tutulan defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, dava konusu senedin davalı ...'a muvazaalı olarak ciro edildiğini, davalı ...'ın diğer davalının damadı olduğunu, HMK'nın 203. maddesi gereğince davalılar arasındaki işlemlerin üçüncü kişiler tarafından tanıkla ispatının mümkün olduğunu, asgari ücretle çalışan damadın kayınpederine 2.000.000,00 TL borç vermiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, damat-kayınpeder ilişkisinin başlı başına muvazaa için karine olduğunu, bir an için senedin teminat senedi olarak verildiğine, borcun bulunmadığına ilişkin belge sunulamadığı düşünüldüğünde, belge ile ispat zorunluluğunun bu davalı için söz konusu olmadığını, davalı ... yönünden davanın muvazaa nedeniyle kabul edilmesi gerekirken, aynı gerekçe ile reddedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava ve takip konusu bononun teminat senedi olduğu iddiasının davacı tarafça kesin delillerle ispat edilememesine, bu sebeple davanın reddine yönelik kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacıların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...