11. Hukuk Dairesi 2021/5668 E. , 2023/342 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1529 Esas, 2021/790 Karar DAVA TARİHİ : 28.12.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2019/175 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5668 E. , 2023/342 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1529 Esas, 2021/790 Karar DAVA TARİHİ : 28.12.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2019/175 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ibareli markasını 03, 05, 10, 29, 42, 44 sınıflarda 28.12.2012 tarihinden itibaren adına tescil ettirdiğini, davalı firma tarafından yapılan... ibareli dava konusu başvuruya müvekkillerinin ... ibareli markaları gerekçe gösterilerek yapılan itirazın YİDK’nın 2017-M-9537 sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı firmanın başvuruda bulunduğu markanın müvekkili markasına benzerliği nedeniyle davalının haksız kazanç sağlama saikiyle hareket ettiğini, her iki markanın kullanıldığı ilacın etken maddesinin ibuprofen olduğunu ve ayrıca her iki ilacın da pediatrik soğuk algınlığı için kullanıldığını, davaya konu marka ile müvekkilinin ... ibareli markasının görsel, anlamsal ve fonetik olarak iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ... markası ile müvekkilinin... markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda yer alan tek ortak ibarenin “ibu” ibaresi olduğu ve bu ibarenin her iki markanın emtia listesinde olan ilaçların etken maddesi olan “ibuprofen” maddesinin ön eki olduğunu, “ibu” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olması dolayısıyla ayırt ediciliğinin olmadığını ve geriye kalan ...ve ...ibarelerinin karıştırılma ihtimali yaratmayacak ölçüde birbirinden farklı olduğunu, dava konusu markaların ilaç markası olması dolayısıyla eczacı ve doktorlardan oluşan bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini ve bu tüketici kitlesi bakımından yeterli ayırt ediciliğin bulunduğunu, “ibu” ibaresinin etken madde ve “...” ibaresinin ilaç markalarında yaygın kullanımı bulunması nedeniyle davacı markasının zayıf marka olduğunu, markaların düşük seviyede ayırt edici olan “ibu” ibaresini paylaştığından karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıklarının ve ayırt ediciliklerinin ele alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/54213 sayılı “IBUCOLD” ibareli marka başvurusu ile davacı yana ait İBU...markası arasında 05. sınıfta yer alan “İnsan sağlığı için ilaçlar” emtiaları yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmayıp kendi içinde çelişkili olduğunu, hedef kitlenin doktor ve eczacı olduğuna ilişkin tespitin yerinde olmadığını, başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının bilinirliğinin bulunduğunu ve bunun incelenmediğini, doktor ve eczacılar arasında karışıklığa yol açacağını, bu ilaçların reçetesiz satıldığını ve alıcıların ortalama tüketici olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu... ibaresi ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığı, zira her iki markada ortak bulunan “ibu” ibaresinin “ibuprofen” ilaç etken maddesinden türetilmiş olması nedeni ile karşılaştırmada dikkate alınamayacağı, ...ve ...barelerinin de markalar arasındaki farklılaştırmayı yeterli oranda sağladığı, taraf markalarının aynı etken maddeden üretildiği ortak algısının ötesinde bütünsel bakış açısıyla farklı anlamlar taşıdıkları gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek ve re’sen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.