16. Hukuk Dairesi 2016/9140 E. , 2019/4163 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi Kayaboğazı Köyü çalışma alanında bulunan ve 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bi…
**16. Hukuk Dairesi 2016/9140 E. , 2019/4163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi Kayaboğazı Köyü çalışma alanında bulunan ve 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil ..., davacının köy yolunu işgal ettiği iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 03.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 214,67 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 2644 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre, köy ve belediye sınırları içerisinde bulunan kapanmış yol ve yol fazlalıklarının, köy ve belediye adına tescil edilebileceğini, dava konusu taşınmazın ise kadastro tespitinde yol ve köy boşluğu olarak bırakılıp 1991 tarihli satış sözleşmesi ile davacıya ev yeri olarak satıldığını, terk edilmek suretiyle tescile tabi taşınmaz niteliğini kazandığını, taşınmaz üzerine davacı tarafından yapılan evin ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılacağını ve çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı yararına Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartlar oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmaz bölümünü 10.12.1991 tarihli satış senedi ile köy tüzel kişiliğinden satın aldığını, o zamandan bugüne zilyet olduğunu belirterek, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik nedeniyle adına tescil isteminde bulunmuş, davalı Hazine çekişmeli taşınmaz bölümün orta malı niteliğinde olduğunu, davacının yol boşluğuna ev yapmak suretiyle işgal ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.