TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2024/1648 KARAR NO : 2025/1756 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 22/05/2024 NUMARASI : 2022/8 (E) - 2024/376 (K) DAVA TARİHİ : 11/08/2014 Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mah. 2016/955 (E) sayılı davasında: DAVA TARİHİ : 01/09/2016 Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mah. 2022/587 (E) sayılı davasında: DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 15…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2024/1648 KARAR NO : 2025/1756 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 22/05/2024 NUMARASI : 2022/8 (E) - 2024/376 (K) DAVA TARİHİ : 11/08/2014 Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mah. 2016/955 (E) sayılı davasında: DAVA TARİHİ : 01/09/2016 Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mah. 2022/587 (E) sayılı davasında: DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/788 (E) sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin miras bırakanı ...'in, 27/06/2009 tarihinde, Yunanistan'ın ... bölgesinde, ... plakalı aracın şoförü olarak karıştığı trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalı ... AŞ tarafından sigortalı olduğunu, davalıya 17/06/2014 tarihinde poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ve bu bedelin müvekkillerine ödenmesi talebinde bulunulduğunu ancak yanıt verilmediğini belirterek, manevi tazminat talep hakları saklı kalmak üzere 26/06/2009 tarihli kaza neticesinde vefat eden ...'in mirasçıları olan davacılar lehine kazanın gerçekleştiği Yunanistan'da geçerli, kaza tarihi olan 2009 senesi mali sorumluluk sigortası limitleri dahilinde, tazminat hesaplamasında işçinin fiilen aldığı maaşın tespiti ile aktüerya hesabı yapılarak, tazminat ödenmesine, belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatına istinaden şimdilik davacı eş ... için 5.000 TL ve davacı çocuk... için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL'nin kaza tarihi olan 26/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/955 (E) sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin miras bırakanının trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kazaya karışan aracın dava dışı ... AŞ tarafından sigortalı olduğunu, ödeme taleplerinin bu şirket tarafından reddedildiğini, dava konusu zarar yönünden ... AŞ'ye İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/788 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda olayda ...'nun tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunun tespit edildiğini, hak kaybı yaşanmaması için bu kez aynı taleple ...’na dava açtıklarını ileri sürerek iş bu dosyanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/788 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik müvekkilleri için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 03/10/2023 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden dava değerini 3.163.145 TL ve davacı... yönünden dava değerini 527.658 TL'ye yükselttiklerini, 25/04/2024 tarihli dilekçesi ile de davacı ... yönünden 5.127.000 TL, davacı... yönünden 753.716 TL olarak davalarını ıslah ettiklerini belirtmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/587 (E) sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu muris ...'in, 26/06/2009 tarihinde Yunanistan’ın ... bölgesinde geçirdiği kaza neticesinde vefatı sebebiyle; müvekkilinin kazada zarar gören üçüncü şahıs konumunda olduğunu, yeşil kart poliçesinin zararın meydana geldiği ülkede düzenlenmiş ZMSS olarak kabulü gerekmesinden ötürü davacı anne lehine, kazanın gerçekleştiği Yunanistan’da geçerli, kaza tarihi olan 2009 senesi mali sorumluluk sigortası limitleri dahilinde, ödeme tarihinde geçerli olan TL & Euro kur paritesi kapsamında aktüerya hesabı yapılarak, destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesini, belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatına istinaden, şimdilik davacı anne için 361.407,18 TL'nin kaza tarihi olan 26/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline ve huzurdaki davanın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/8 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili 03/10/2023 tarihli bedel artırma dilekçesi ile 1.140.713,53 TL'ye çıkarılan tazminatın temerrüt tarihiden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın Dairemizin 05/10/2021 tarih ve 2019/2762 (E) - 2021/1341 (K) sayılı kararıyla kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince; "1-Asıl dava yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/955 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile davacı... için 139.267,71 TL, davacı ... için 947.340,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/05/2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, 3-Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/587 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile temlik alan davacı... için 332.742,12 TL'nin 26/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın tek taraflı kaza olmadığını, üç aracın kazaya karıştığını, üç farklı dava tarihinin olduğunu, 11/08/2014 tarihinde ... AŞ'ye açılan dava, 01/09/2016 tarihinde ... ve... adına .... Bürosu'na açılan dava, 15/08/2022 tarihinde ... adına ... Bürosu'na açılan dava olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihi itibarıyla Euro-TL kur paritesi üzerinden poliçe teminat limiti hesaplanacaksa her bir davacı yönünden Motorlu Taşıt Bürosu'na açılan dava tarihleri kapsamında poliçe limiti tespit edilmesi gerektiğini, ... yönünden hüküm kurulmadığını, dava tarihi adı altında TL para cinsi üzerinden belirlenen poliçe limitine itiraz ettiklerini, davaya konu tek bir poliçenin olduğunu, her bir davacı/davalı yönünden poliçe limitinin belirlenmesi gerektiğini, poliçe bedelinin Avro para birimi olarak belirlendiğini ve Avro para birimi cinsinden poliçe ödemesi yapıldığını, kazanın Yunanistan'da olduğunu, davalı, poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğunu, dava tarihi itibarıyla limit belirlenmesi halinde, davacılar yönünden farklı tutarlarda limitler belirleneceğini, aynı poliçe kapsamında farklı limit belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı (Yunanistan Motorlu Taşıt Bürosu) ödemeyi yapmayarak kar elde ettiğini, davalının ilk derece mahkemesinin hüküm tarihi itibarıyla belirlenecek TL para birimi üzerinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müvekkillerin uğradıkları destekten yoksun kalma zararını gidermekle sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun yurt dışına çıkan Türk plakalı araçlara sigorta şirketleri vasıtasıyla yeşil kart sigorta sertifikası sağladığını, geçerli yeşil kart poliçesi bulunan araçların kusurlu hareketleri nedeniyle kaza yapmaları halinde yeşil kartın kaza tarihini kapsaması şartıyla kaza mahalli ülke mevzuat ve limitleri çerçevesinde o ülkede mağdur olan üçüncü şahısın zararlarını giderdiğini, yeşil kart sigortası kazanın meydana geldiği ülkede Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası hükümlerine tabi olduğunu ve işletenin mali sorumluluğunu teminat altına aldığını, kazanın meydana geldiği Yunanistan'da zorunlu trafik sigortası mevzuatına göre sürücü ve lehdarların üçüncü şahıs olarak değerlendirilmediğini, (Greek MTPL Law P.D.237/86, Article 7) davacıların murisi %100 kusurlu olduğundan Yunanistan trafik sigortası mevzuatı ve limitlerine göre davanın reddedilmesi gerektiğini, Türk trafik sigortası ve mevzuatına göre ise de, kusurlu sürücünün yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatlarını kaza tarihindeki limit ile sınırlı tutularak alabileceğini, Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde uygulanacak hukukun Türk Hukuku olduğunu, kaza tarihindeki sakatlanma ve ölüm teminatının tek olup toplam 150.000 TL ile sınırlı olduğunu, Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderilen müzekkere cevaplarını eksik ve yanlış yorumlayarak Yunanistan ve Türk hukukundan karma bir hukuk yaratarak baştan sona yanlış bir karar verdiğini, 150.000 TL ile sınırlı teminatın davacılar arasında garameten paylaştırılması ve hüküm tesisi gerekirken, davacıların birinci ıslah dilekçesi ile artırdığı tutarlar üzerinden karma hukuk mevzuatı ile vermiş olduğu kısmi kabul kararının kaldırılmasını, İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyasına icra takibine konu edilmesi nedeniyle öncelikle tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizin 05/10/2021 tarih ve 2019/2762 (E) - 2021/1341 (K) sayılı kaldırma kararında yapılan açıklamalar doğrultusunda; yeşil kartın o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilip destekten yoksun kalma tazminatı istemi de miras hukukundan bağımsız bir talep olup davacılar, davalı trafik sigortası karşısında zarar gören 3. kişi konumunda olduğundan, mahkemece, davacıların zarar gören 3. kişi konumunda oldukları, zarar gören davacıların Türkiye'de ikamet ettiği, yansıma yoluyla görülen destekten yoksun kalma zararının Türkiye'de gerçekleştiği kabul edilerek Türk hukukunun uygulanmasında ve tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Kaza ve poliçe tarihi itibariyle geçerli Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile Yargıtay HGK'nin içtihatları gereğince; davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. ve 2017/919 K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nin 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 E. ve 411 K.sayılı kararı, 22/02/2012 gün, 2011/17-787 E. ve 2012/92 K. sayılı kararı, 16/01/2013 gün 2013/17-1791 E. ve 2013/74 K. sayılı kararları). Somut olayda kaza 26/06/2009 tarihinde desteğin tek taraflı kusuru ile meydana gelmiş, yeşil kart poliçesi ... AŞ ile ... AŞ arasında 21/06/2009 başlangıç tarihli olarak düzenlenmiştir. Z...S yeni genel şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK ve Genel Şartlar ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı ve olayda destek sürücü tam kusurlu olsa bile, destekten yoksun kalan davacıların da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğu, uygulanması gereken hukuk bakımından da teminat limitlerinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başı 150.000 TL teminat limiti kapsamında kaldığı gözetilerek davanın bu teminat limiti dahilinde kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince Yunanistan Hukuku teminat limiti üzerinden karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlenen, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olan 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda 150.000 TL teminat limiti kapsamında hesaplanan tutarlar üzerinden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, B-Davalı...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/955 (E) sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı... için 14.718,11 TL, davacı ... için 100.116,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/05/2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, 3-Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/587 (E) sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile temlik alan davacı... için 35.164,91 TL'nin 26/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, Asıl dava yönünden; 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7/2. maddesine göre davalı vekili için takdir olunan 10.000 TL maktu vekâlet ücretinin asıl davanın davacılarından alınarak asıl davanın davalısına verilmesine, 6-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 170,80 TL'nin üzerinde bırakılmasına, Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/955 Esas sayılı dosyası yönünden; 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.844,38 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 34,16 TL ve ıslah harcı olarak 15.233,51 TL olmak üzere toplam 15.267,67 TL harçtan mahsubu ile artan 7.423,29 TL'nin davacıya iadesine, 8-Kabul edilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davacı... vekili için takdir olunan 14.718,11 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı...'e verilmesine, 9-Kabul edilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davacı ... vekili için takdir olunan 45.000 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 10-Reddedilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davalı vekili için takdir olunan 14.718,11 TL nispi vekalet ücretinin birleşen davanın davacısı...'den alınarak davalıya verilmesine, 11-Reddedilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davalı vekili için takdir olunan 45.000 TL nispi vekalet ücretinin birleşen davanın davacısı ...'den alınarak davalıya verilmesine, 12- Davacı tarafından harç olarak yatırılan 7.873,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından sarf edilen 7.700 TL bilirkişi ücreti ve 2.766,85 TL posta ücreti olmak üzere toplam 10.466,85 TL'nin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek 204,10 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı tarafından sarf edilen 3.000 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul red oranı gözetilerek 2.941,5 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına, Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/587 Esas sayılı dosyası yönünden; 15-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.402,11 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 6.171,94 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.870 TL olmak üzere toplam 8.041,94 TL harçtan mahsubu ile artan 5.639,83 TL'nin davacıya iadesine, 16-Kabul edilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davacı vekili için takdir olunan 35.164,91 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17-Reddedilen miktar yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 35.164,91 TL nispi vekalet ücretinin birleşen davanın davacısından alınarak davalıya verilmesine, 18- 6325 Sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereği arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 19-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 2.482,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı...tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 1.710,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.095 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıya iadesine, 3-İstinaf aşamasında davalı...tarafından yapılan toplam 2.338,80 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, 4-Davacıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/12/2025