Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2987 E. , 2024/1001 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2987 Karar No : 2024/1001 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... Tarım Ürünleri ve Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava k
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2987 E. , 2024/1001 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2987 Karar No : 2024/1001 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... Tarım Ürünleri ve Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi ve 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet ifasını yansıtmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirketin dava konusu dönemde komisyon karşılığı sahte belge ticaretinden elde ettiği komisyon geliri üzerinden adına tarh edilen dava konusu kurumlar vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği; davacı şirket adına 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen geçici vergileri üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden; geçici verginin yıl sonunda tarh edilecek kurumlar vergisine mahsuben alınan peşin bir vergi olması ve beyan edilme şekli dikkate alındığında geçici vergi nedeniyle kesilen cezanın üç kat değil, bir kat olması gerektiği sonucuna ulaşılması ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olması nedeniyle dava konusu geçici vergi aslı üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, bir katı aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak sureti ile artırılması yönünden; tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının davacı şirkete 14/03/2017 tarihinde tebliğ edilerek itirazsız kesinleştiğinin görüldüğü, olay tarihinde yürürlükte olan düzenlemede tekerrüre esas alınacak kesinleşmiş cezanın kesinleştiği tarihi izleyen takvim yılının başından itibaren 5 yıl içinde gerçekleşen eylemler nedeni ile kesilen cezalara tekerrür uygulanacağının görüldüğü, dolayısı ile davacı adına 2017 yılında kesinleşen cezanın kesinleşme tarihi itibarı yürürlükte bulunan yasa hükmü uyarınca ve ayrıca Ceza Kanunu’nda aleyhe yapılan değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı, lehe yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanacağı hükümleri doğrultusunda ancak 2018 yılında gerçekleşen eylemler için tekerrür sebebi olabileceği ortada olduğu, bu durumda dava konusu cezaların 2017 yılı içerisinde kesildiği, tekerrüre esas alınan cezanın da ancak 2018 yılı itibari ile tekerrüre esas alınabileceği görüldüğünden davacı adına 2017 yılı içerisinde kesilen cezaların tekerrüre esas alınmak sureti ile % 50 oranında arttırılmasında kanuna uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, geçici vergi üzerinden kesilen ve bir katı aşan vergi ziyaı cezası ile dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Yapılan tarhiyatların eksik incelemeye dayandığı, 2016 ila 2017 yılları için 7143 sayılı Yasadan faydalanılmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadan hakkında inceleme yapıldığı, matrah artırımı sebebiyle tahsil edilen vergilerin mahsup edilmediği, şirket yetkilisinin 18/10/2019 ila 17/04/2020 tarihlerinde cezaevinde olduğu bu sebeple imzaya davet edildiği 21/03/2020 tarihindeki davete icabet edemediği, bu durumun mücbir sebep olmasına rağmen göz önüne alınmadığı, dolayısı ile usulüne uygun ispat ve savunma hakkının ileri sürülemediği, kural olarak incelemenin iş yerinde yapılması gerektiği ancak bu kurala riayet edilmediği, mal alımında bulunulan mükellefler yönünden usulünce karşıt incelemelerin yapılmadığı, bu mükellefler hakkında sahteci olduklarından bahisle düzenlenen kimi raporların aksi yönde sonuçlandığı, olayda tekerrür hükümlerinin uygulamasını gerektirecek sebebin bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının gerçek anlamda ticari faaliyetinin olmadığı, sahte belge ticareti yolu ile komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığı, yapılan inceleme sonucunda iddia edilen durumun tüm delilleri ile ortaya konulduğu, davacı hakkıda tesis edilen işlemlerin mevcut yasal düzenlemelere uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin reddine, Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.