11. Hukuk Dairesi 2014/13931 E. , 2014/16384 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2014 tarih ve 2013/152-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nı…
**11. Hukuk Dairesi 2014/13931 E. , 2014/16384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2014 tarih ve 2013/152-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ...bank A.Ş. ... Şubesi'ne 30.11.1999 tarihinde 5.010 TL yatırdığını, ... A.Ş. çalışanlarının müvekkilinin iradesini sakatlamak suretiyle imzalattıkları havale talimatı ile mevduatı off shore hesabına aktardıklarını, bankalara olan güven kötüye kullanılmak suretiyle toplanan paraların geri dönüşü olmayacak şekilde tüketildiğini, müvekkilinin parasını geri alamadığını, bankaya ... tarafından el konulmasından sonra en son ...ye satıldığını ileri sürerek, 5.010 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın yönetimi ...'ye devredildikten sonra ... A.Ş'nin ...bank A.Ş. ile birleştirilip ... ile ...bank A.Ş. arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi kapsamında ...bank A.Ş. ile ...bank A.Ş'nin birleştirildiği, hisse devir sözleşmesine göre devir tarihinden önceki döneme ilişkin sorumluluğun ...'ye ait olduğu, bu nedenle husumet itirazının yerinde görülmediği, dava açma hakkının kısıtlanması etkenlerine göre zaman aşımı itirazının de yerinde olmadığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre ... A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıranların banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıldıkları, bu şekilde toplanan paraların grup şirketlerine ucuz kredi olarak aktarıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.010 TL'nin 30.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde ... Bankası A.Ş'ye izafeten davalı ...'yi (1) nolu hasım olarak göstermiştir. ... A.Ş'nin yönetim ve denetimi 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla davalı ...'ye geçmiş, sonrasında ... A.Ş, ...bank A.Ş. ile birleştirilerek 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...bank A.Ş'ye devredilmiştir. ...bank A.Ş. ise diğer davalı ...ye devredilmiştir. Bu devirler neticesinde ... A.Ş'nin tüm aktif ve pasifi davalı ... A.Ş. bünyesinde toplanmıştır. Mahkemece 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca hisse devri öncesindeki dönemlere ilişkin sorumluluğun ...'ye ait olduğu gerekçesiyle ...'nin husumet itirazı yerinde görülmemiş ise de husumet itirazının reddine dayanak yapılan bu anlaşma sadece iç ilişki yönünden âkitlerini bağlayıcı niteliktedir. Üçüncü kişi konumundaki davacının bu anlaşma hükümleri uyarınca ... aleyhine hak iddia etmesi mümkün değildir. Davalı ... tarafından dava konusu yapılan alacağın bu anlaşma uyarınca üstlenilmediği de nazara alınmadan, hükmedilen tutarın davalı ...'den de tahsiline imkan verecek şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre temyiz eden ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ... Bank A.Ş. yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı ... yönünden BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 23/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Dava, davalılardan ... Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu ... A.Ş.'nin haksız eylemine dayalı olarak açılmış bir tazminat davasıdır. Davalı ..., ...bank ile düzenlenen hisse satış sözleşmesinde, ... A.Ş.'nin devir tarihinden önceki borçlarını üstlenmiştir. Her ne kadar sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince söz konusu üstlenme nedeniyle, üçüncü kişiler tarafından ...'ye husumet yöneltilmesi ilke olarak söz konusu değilse de, üçüncü kişilere olan borcun üstlenilmiş olması üçüncü kişi yararına şart niteliğinde olup dava dilekçesinde bu olgudan söz edilmek suretiyle ...'ye husumet yöneltilmiş olmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Nitekim, Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğince, dava devam ederken ...'nin yargılamaya iltihak ederek borcun üstlenildiğinin beyan edilmesi halinde, ... bünyesindeki offshore hesapları ile ilgili terettüp eden borçtan külli halef ...bank-...Bank ile birlikte ... de sorumlu tutulmaktadır. Bu anlamda, sorumluluk bakımından, borcun üstlenildiğinin muhakeme sırasında beyan edilmesi ile sözleşme ile kabul edilmesi arasında usul bakımından bir fark gözetilmemesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, davalı ...'ye husumet yöneltilmesinde yasaya aykırılık görmediğim için yerel mahkeme kararının bozulmasına ilişkin Daire çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.