10. Hukuk Dairesi 2023/8807 E. , 2024/11781 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1493 E., 2023/976 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/424 E., 2021/439 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmes…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8807 E. , 2024/11781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1493 E., 2023/976 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/424 E., 2021/439 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'un iş yerinde çalışırken 03.06.2018 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...’un iş kazasına maruz kaldığı müvekkiline ait hayvan çiftliğinin en son teknoloji ile donatılmış yüksek güvenlikli bir işyeri olduğunu, müteveffanın daha önce Ayaş’ta ... çiftliğinde çalışmakta iken tecrübeli bir personel olarak müvekkili şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını, 03.01.2018 tarihinden itibaren beden işçisi, 19.04.2018 tarihinden itibaren de hayvan bakıcısı olarak görev yaptığını, kendisine iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, güvenlik ekipmanlarının teslim edildiğini, kazanın oluşumunda işverene yüklenebilecek kusur bulunmadığını, müteveffanın tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu olayın meydana geldiğini, müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından maddi manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, cenaze ve defin gideri talebinin hakkaniyete uygun olmadığını, müteveffanın naaşının ve yakınlarının Van’a gönderilmesi için gerekli masrafların davalı tarafından karşılandığını, müteveffanın kardeşi davacı ... ...’a 2.000,00 TL nakit ödendiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müteveffanın aylık 2.500 TL ücret iddiasını kabul etmediklerini, ücretin asgari ücret olduğunu, ayrıca kendisinin ve ailesinin çiftlikteki lojmanda konaklamasının davalı tarafından karşılandığını, davacılara SGK tarafından bağlanan aylıkların peşin değerinin maddi tazminattan mahsubu gerektiğini, talep edilen faizin kanuna aykırı olduğunu, istenebilecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini, işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ksımen kabulüne, davacı ... için 154.680,59 TL, davacı ... için 58.280,22 TL, davacı ... için 66.462,36 TL, davacı ... için 77.796,71 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 03/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 45.000,00 TL, davacı ... için 45.000,00 TL, davacı ... için 45.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 03.06.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 03.06.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların cenaze ve defin gideri taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan müteveffanın %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği raporda kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, raporda davalı tarafça dosyaya sunulan iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğine dair belgeden hareket edilerek bu kusur oranı atfedilmiş ise de gerekli eğitimin verildiğine dair belgenin sahte olduğunun açığa çıktığını, söz konusu belge sahte olmasına rağmen gerekli eğitimin verildiğinden bahisle atfedilen kusur oranında değişiklik yapılmadığını, haliyle kusurun tamamının davalıya ait olması gerekirken %40 oranında müteveffaya kusur yükletilmiş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda muteveffaya dair kusur değerlendirilmesi yapılırken yaşına ve tecrübesine dayanıldığını, müteveffanın mezkur iş yerinde çalışma süresi ve pozisyonu dikkate alındığında yine önceki iş tecrübesi gözetildiğinde davalının iş sağlığı ve güvenliğine dair eğitimler vermediği halde vermiş gibi göstermesi dolayısıyla karşılaştığı olaya işin gerektirdiği gibi müdahale etmesinin beklenemeyeceğini, kaldı ki ... ile aynı iş yerinde çalışan tanık Ziraat Mühendisi ...'ın ifadesinde aynen; "..... ve ... ... ile birlikte ahıra girdiklerini, yerleştirirken padoktan kaçan hayvanın aniden kendisine saldırdığını, kendisinin kaçarak kurtulduğunu bu sırada hayvanın ters taraf koşarak müteveffanın göğsüne vurduğunu.." belirttiğini, dolayısıyla gerçekleşme şekli itibariyle müvekkilinin kaçmasının mümkün olmadığı bu haliyle kendisine kusur atfının mümkün olmadığını, davalının iş güvenliğine dair gerekli önlemeleri almayarak ve büyük hayvanın niteliğine göre kaçmasını engelleyecek şekilde bariyer yapılmamış olmasının kazanın gerçekleşmesinde temel etken olduğunu, davalı tarafın iş sağlığı ve güvenliğine dair eğitim verildiğini iddia ettikleri dayanak belgenin aslını dosyaya sunamadığını, belgenin aslının dosyaya sunulmayarak sahtelik iddiasının kabul edildiğini, müteveffanın davacı ... ile müşterek 3 çocuğu bulunduğunu, en küçük çocuklarının dava konusu olay yaşandığında henüz iki yaşında olup babasının vefatını idrak edebilecek bir yaşta olmadığını, diğer çocukların da okul çağında olduklarını, davacıların uğradığı bu denli büyük manevi zarara kıyasla hükmedilen tazminatın çok cüzi kaldığını, davacı ... hariç diğer davacılar yönünden uğranılan manevi zarar karşısında manevi tazminatın eksik oluğunu, dava dilekçesinde cenaze ve defin giderleri talep edildiğini, Mahkemece yapılması gerekenin müteveffanın dini inancı ve sosyo-ekonomik durumuna uygun düşecek miktarın bilirkişilerce belirlenmesi olduğu halde masraflara dair belgelendirme talep edildiğini, eksik araştırma ile taleplerinin reddedildiğini belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinde 36 yaşında olan müteveffanın sığır ve manda yetiştiriciliği yapan iş yerinde, hayvanların yerleştirildiği padok kısmından kaçan büyükbaş hayvanın göğsünden vurması ve düşürmesi neticesinde vefat ettiği; SGK Teftiş raporunda, olayın iş kazası olduğu, işverenin %60 ve işçinin %40 oranında ağır kusurunun bulunduğunun belirlendiği; Ankara Batı 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/15 Esas sayılı dava dosyasında taksirle ölüme neden olma suçu kapsamında davalı şirket yetkilisi Ayhan Atalay'ın asli kusurlu (işçinin tali kusurlu) olduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, dosya kapsamında mevcut Savcılık aşamasında alınan iş güvenliği uzmanı raporunda, padok korkulukları arasından koridora kaçan boğanın ... ve diğer işçiler tarafından yerine sokulmak istendiği, müteveffanın elinde sopa ile boğanın üzerine doğru gittiği, boğanın işçiye saldırarak yere düşürdüğü ve üzerinden geçtiğinin belirtildiği ve dosyada fotoğraf haline getirilmiş kamera kayıtlarının mevcut olduğu; hükme esas alınan 13.01.2020 ve 25.11.2020 tarihli farklı heyet raporlarında, işçiye davranışını değiştirecek nitelikte eğitim verilmemiş olması, yeterli denetim mekanizmasının bulunmaması, hayvanın boyutuna göre kaçmasının engelleyecek bariyerlerin yapılmaması sebebi ile işverenin %60 ve hayvanın sakinleşmesini beklemeyen, uzun yoldan gelmesi sebebi ile hırçın olan hayvanın önünden uzaklaşmayan işçinin %40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmış olup, özellikle olaya dair kamera kayıtlarının fotoğraf haline getirilen görüntülerinde işçinin kaçan büyükbaş hayvanın önünde elinde bir sopa ile bekleyerek, üzerine doğru gittiği nazara alınarak kusur raporundaki tespitlerin oluşa uygun olduğu kanaatine varılmış, bu anlamda davalı tarafça asılları ibraz edilemeyen iş güvenliği eğitimine dair evrakların sahteliği konusunda araştırma yapılmasının sonuca etki etmeyeceği, işçinin davranışının ve kusurunun kamera kayıtları ile sabit olduğu neticesine ulaşılmış; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının ... işçinin yaşı, kusur durumu, iş göremezlik oranı ve olayın gerçekleşmesi çerçevesinde hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış; cenaze ve defin giderleri konusundaki Mahkeme kararının yerinde olduğu, davalının bu kapsamda sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmiş, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hesap ilkelerine uygun düzenlenen hesap bilirkişi raporuna, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğininde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.