(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5367 E. , 2013/9631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü bey
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5367 E. , 2013/9631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira bedelleri ve site aidatının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili,dava dilekçesinde,davalının davacıya ait işyerinde 1.6.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalı kiracının 3.4.2009 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini,2009 ocak kirası ve site aidatını ödememesi üzerine site aidatlarının davacı tarafından ödenmek zorunda kaldığını,alacakların tahsili amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/17285 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazının iptaline,takibin devamına ve icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, aynı alacak için daha öncede takip yapıldığını,alacağın zamanaşımına uğradığını, kira sözleşmesi 5 yıl süreli ise de sözleşmenin 6.maddesinde 2 ay önceden yazılı bildirim ile kiracının fesih hakkı kararlaştırıldığını, davalının 2.2.009 tarihli ihtar gönderip 6.madde gereğince akdi feshettiğini bildirdiğini, kiralananın tahliye edilip anahtarın kargo ile gönderildiğini,davacıdan depozito bedelinden kira parasının mahsubu ile bakiyenin iadesinin istendiğini, davacıya verilen 10.000 USD depozito bedelinin varsa ödenmeyen kira borçlarına mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2009 yılı Ocak ayı kirası ile aidat borcunun ödenip ödenmediği hususunda olduğu,davalının davacıya ayrıca bir depozito ödediği kanıtlanamadığından davacıya ödendiği ihtilaf konusu olmayan 12.500 TL ödemenin depozito ücreti olarak ödendiğinin kabulü ile takip konusu 2009 yılı Ocak ayı kirası ve aidat borcunun ödendiği kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında 1.6.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği,aylık kiranın 12.500 TL olduğu,kiraların her ayın birinci günü ödeneceği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, ... 4.icra müdürlüğünün 2010/17285 esas sayılı dosyasında başlattığı icra takip dosyasında 12.8.2010 tarihli takip talebi ile,2009 yılı Ocak ayı kira parası+gecikme faizi+ site aidatından oluşan toplam 37.845,38 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde,kira paralarının havale ile banka hesabına ve iki adet çek ile ödendiğini, ayrıca kiralama sırasında verilen 10.000 USD depozito bedelinin borca mahsup edilmesini, mahsup halinde alacaklı hale geleceklerini belirterek borca ve takibe itiraz etmiştir. Her ne kadar mahkemece davalı kiracının 10.000 USD depozito parasının davacı kiralayana verildiği kanıtlanamadığı kabul edilmiş ise de bu doğru değildir. Zira imzası inkar edilmeyen 1.6.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin 3.maddesinde acıkça “...kiracıdan 10.000 USD güvence parası alındığı...” yazılmıştır. Bu yazılı belgenin aksi ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceğinden ve davacı kiralayan depozito alınmadığına ilişkin yazılı bir delil sunamadığından 10.000 USD depozito bedelinin davacı kiralayana verildiğinin kabulü gerekir. Ancak kira sözleşmesinin 3.maddesinde “... kiralananın temiz ve bakımlı şekilde boşaltılması halinde güvence parasının kiracıya iade edileceğinin...” kararlaştırılması ve taraflar arasında dava konusu 2009 yılı Ocak ayı dışında kalan (tahliye tarihine kadar olan) kira paralarının da ihtilaflı olduğu gözönüne alındığında depozito bedelinin takip konusu Ocak ayı kira parasına mahsubu istenemez. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözönüne alınarak davalı tarafça yapılan ödemeler ile talep edilebilecek alacak miktarı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Ayrıca, uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmesinin 3/2 maddesinde “...kira ödemelerinde gecikme halinde aylık %10 gecikme faizi ödeneceği...” kararlaştırılmış,bu madde uyarınca davacı kiralayan tarafından gecikme faizi talep edilmiştir. Ancak 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir."6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; "TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken az yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde karar verilmek üzere, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.