5. Hukuk Dairesi 2022/11898 E. , 2023/3185 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar…
**5. Hukuk Dairesi 2022/11898 E. , 2023/3185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1276 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, tapuya tescil edilmiş olmasının hukukî değer taşımadığını ve davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olamayacağını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2015/473 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararı ile dava konusu 1276 parsel sayılı 2.619 m² yüzölçümündeki taşınmazın 04.03.1994 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/540 Esasa, 2012/421 Karar sayılı 12.06.2014 tarihinde kesinleşen kararı ile taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 589,48 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiği, ... Tapu Müdürlüğü tarafından mahkeme kararının infaz edilmediği ve taşınmazın 2.619 m² olarak işlem gördüğü, davacının da 04.07.2014 tarihinde taşınmazı bu şekilde dava dışı ... Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine sattığı, böylece davacının zararını temlik ettiği, davacının satışın tapu kaydında yazılı yüzölçümü üzerinden yapılmadığı, alıcı şirketin durumu bilerek satın aldığı yönündeki iddiasının ancak adı geçen alıcının ikrarıyla kabul edilebilecek bir olgu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç