9. Ceza Dairesi 2021/11257 E. , 2025/709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/133 E., 2015/171 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve k
**9. Ceza Dairesi 2021/11257 E. , 2025/709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/133 E., 2015/171 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle, suç vasfının hatalı belirlendiğine, suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2 maddesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 05.11.2015 tarihli mahkumiyet kararından olup bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf Mahkemece kabul edilen ve mahkumiyete konu olan eylemi oluşturan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübut bulup bulmadığına yöneliktir. Mağdur, suça sürüklenen çocuğun gittikleri özel eğitim merkezinden arkadaşıdır. Tarafların aynı mahalleden komşuları olan tanıkların, mağdurun cinsel istismara maruz kaldığına ilişkin duyumları ve konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmaları üzerine açılan kamu davasında Mahkemece suça sürüklenen çocuğun, "sana para vereyim" diyerek götürdüğü otluk alanda mağdura cinsel organını sürtmek suretiyle istismarda bulunduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilerek hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Olayda tek görgü tanığının beyanları, römork yanında gerçekleşen olaya dair ve suça sürüklenen çocuğun eşofmanını yukarıya doğru çektiği an ile sınırlıdır. Oysa mahkumiyete konu eylem herkese açık bir otluk alanda gerçekleşmiştir. Suça sürüklenen çocuğun, mağduru, suçun kanuni tanımında belirtilen şekilde rızası hilafına anılan yere götürdüğüne veyahut da istismar süresini aşacak nitelikte hürriyetinden yoksun bırakacak şekilde kalması yönünde bir eylem gerçekleştirdiğine dair delil bulunmamaktadır. Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, olay günü maruz kaldığı fiil dışında mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Yukarıda ayrıntılı olarak nedenleri belirtildiği gibi tüm dosya kapsamı ve kanunda yer alan hukuki düzenlemeler nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında anılan suçtan verilen kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.