T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/858 Esas KARAR NO: 2026/202 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI: 2021/169 Esas, 2021/26 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2020 KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamaml…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/858 Esas KARAR NO: 2026/202 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI: 2021/169 Esas, 2021/26 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2020 KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markasının müvekkili davacıya ait olduğunu, 5 yıldan fazla süredir sağlık, kişisel bakım, kozmetik, itriyat, temizlik ve medikal ürünlerin satışı ve dağıtımına yönelik ticari faaliyetlerde kullanıldığını, marka üzerinde müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkili davacının ........-...-... markaları markalarının tescilli olduğunu, 2015 yılından itibaren www.....com.tr adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, on-line pazaryeri hizmeti verdiğini ve siteye çok sayıda eczacının üye olduğunu, davalı şirketin "..." ibaresini içeren ticaret unvanıyla 03/01/2019 tarihinde kurulduğunu, 27/12/2019 tarihinde kötüniyetli olarak "..." markasının tescili için başvurduklarını, https://www...........tr/ alan adı ile e-ticaret sitesi oluşturmak için tahsis yaptırdıklarını, "..." adını kullanarak ........com, ......com, .......com, .....com ve bir çok e-ticaret sitesinde sağlık, kişisel bakım, ıtriyat, medikal vb. ürün satışı ve dağıtımını yaptıklarını, "..." ibaresini kullanarak çok sayıda internet sitesinde sahte ürünleri tüketicilere gönderdiklerini, bu kullanımların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu durumun SMK m.6/3 hükmü uyarınca da korunduğunu, davalıların www............tr ibaresi ve markası ile müvekkilinin markasıyla iltibas yarattığını, bu durumun ticaret unvanı olarak da iltibasa sebebiyet verdiğini belirterek, www.....com.tr alan adı tahsis kaydının bilirkişilerce tespit edilerek bu hususa ilişkin delillerin tespitini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fillerinin tespit edilip yasaklanmasını, fiillerinin devamının önlenmesini, haksız şekilde yapılmış ticaret unvanı kaydının sicilden terkinini, davalıların haksız kullanımları sebebiyle müvekkili tacirin markasının değerine zarar verildiğinden davalıya ait internet sitesine erişiminin kaldırılmasını, e-ticaret sitelerindeki haksız kullanımlarının durdurulmasını, bu sitelerdeki içeriklerin kaldırılmasını, hükmün masrafları davalıdan alınmak suretiyle tirajı en yüksek bir gazetede ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, "..." ibaresinin ... anlamına geldiğini, "..." ibaresinin de ... geldiğini ve kadın anlamında olduğunu, her ikisinin de jenerik olduğunu ve çok sayıda " ..." ibaresini içeren alan adı ve marka olduğunu, müvekkili davalının e-ticaret perakende satış yöntemi olarak ifade edilen dropshipping usulünde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bu yöntemde de sipariş, paketleme gibi işlemleri gerçekleştirmeden tedarikçiden satın aldığını ve tedarikçilerden satın aldığı haliyle gönderdiğini, davalı müvekkili firmanın bu çerçevede davacıdan da ürün aldığını ve sattığını, bu yanıyla davacı ile de ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davacının dosya içerisinde ek 9 ibaresi ile sunduğu, .........com isimli siteden alındığı iddia edilen bu ürünün kutu açılım görüntüleri ve kutu içinden çıkan ürünün sahte olduğu yönündeki iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkilinin satışa sunduğu ürünlerin bazılarının doğrudan davacıdan satın alındığını ve davacının ürünü olduğunu, bu durumun müvekkili davalının çalışma yöntemi ile doğrudan ilgili olduğunu, müvekkili davalının çok sayıda internet sitelerinde ürün sattığını, davacıdan farklı olarak sadece eczacılara yönelik satış yapmadığını ve satış yaptığı her durumda da müvekkilinin kimlik bilgilerini paylaştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/11/2021 tarihli 2021/169 E. - 2021/26 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan deliler, alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının, davacıya ait ... ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, davalılardan ... Şirket'inin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin sicilden terkinine, davalıya ait www.....com.tr ve www.....com internet adreslerine erişimin engellenmesine, kullanımların aynı zamanda haksız fiil teşkil etmesi nedeni ile hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde, masrafı davalılara ait olmak üzere bir kez ilanına dair; -Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının, davacıya ait ... ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, -Davalılardan ... Şirket'inin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin sicilden terkinine, -Davalıya ait www.....com.tr ve www.....com internet adreslerine erişimin engellenmesine, -Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde, masrafı davalılara ait olmak üzere bir kez ilanına," karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalılar vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, "..." ibaresinin ... anlamına geldiğini, "..." ibaresinin de ... geldiğini ve kadın anlamında olduğunu, her iki markanın isim olarak benzer markalar olsa bile, her iki tarafın çalışma yöntemi ve esasları bakımından farklı olduklarını,Müvekkili ...'ın eşi ...'ın işlere yardımcı olması ve hedef kitlenin kadınlar olması nedeniyle "..." ibaresini seçtiklerini,Bu sektçrde "..." ibaresinin ön isim olarak alan pek çok firma bulunduğunu, yalnızca İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı 565 firma bulunduğunu,Müvekkili ...'ın hakkında açılan ceza davasının yargılaması sonucunda beraatine karar verildiğini, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağını, Davacının markasının dava tarihi itibariyle 35. sınıfta tescilli olmadığını, 38/04/2021 tarihinde tescil edildiğini,Müvekkili ... tarafından TPMK'na yapılan müracaat sonucunda ...... numaralı "..." markasının 35. Sınıfta 27/12/2019 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile 29/07/2021 tarihinde tescil edildiğini, Davacının markasının tescilli olduğu sınıflar ile müvekkilinin markasının tescil edildikleri sınıfların birbirlerinden farklı olduğunu, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını,Tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin ticaret unvanını değiştirdiğini, bu durumun 21 Ocak 2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, ... Limited Şirketi unvanını aldığını, tüm bu nedenlerle davacının markasına tecavüzün söz konusu olmadığını belirterek, İstanbul ...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/169 Esas, 2021/26 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacı adına ... numaralı "..." markasının, 42. sınıfta 17/04/2015 tarihinde, tescil edildiği, ...numaralı "..." markasının 10, 29 ve 44. sınıflarda 23/05/2017 tarihinde tescil edildiği ve halen geçerliliklerini korudukları görülmüştür. ........ başvuru numaralı markanın ise 35. sınıf için halen tescil aşamasında olduğu tespit edilmiştir. Davalının ise 27/12/2019 başvuru tarihli, ... numaralı “...” markasının yargılama sırasında 28/06/2021 tarihinde 35. sınıfta tescil edildiği, tescil kapsamında 05. sınıftaki malları müşterilerin elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetlerinin yer almadığı tespit edilmiştir.Dosyada mevcut davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; ticaret odasına tescil tarihinin 02/01/2020 olduğu, ... Şirketi olan ticaret unvanını 22/01/2021 tarihinde ... Limited Şirketi olarak değiştirdiği, davalıların şirketin ortakları olduğu, şirketin faaliyet alanı arasında “….gıda takviye ürünleri, vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler, vücut bakım ürünleri, cilt ve saç bakım ürünleri, tatlandırıcılar, aromatik maddeler, sair gıda maddelerini ve bunlarla ilgili ilaç, gübre tohumlarının imalatı, ihracı, ithali, toptan dahili ticaretini ve pazarlamasını yapmak…” işlerinin de mevcut olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; teknik bilirkişi davalılara ait www.....com adlı internet sitesinde inceleme sonucunda adı geçen internet sitesinin tescilinin davalı üzerine olabileceği kanaatinin oluştuğu ifade edilmiştir. Aynı şekilde bilirkişinin hazırladığı ek raporda da, davalının "..." ibaresi ile ürünlerin satışa sunulduğunu ve bu satışları da Vitabumin lakabıyla gerçekleştirdiğini tespit ettiğinden, bu durumun davacının iddialarını destekler nitelikte olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesince Dr.Öğretim Üyesi ..., Marka vekili ... ve Eczacı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/07/2021 tarihli raporda; iş bu davada davacının önceki tarihli tescilli markası ile davalının sonraki tarihli tescilli ticaret unvanı ile ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, tarafların fiili faaliyet alanları da dikkate alındığında, benzer ihtiyaçları giderdikleri, son kullanıcı profillerinin aynı olduğu, davacının tedarikçi olduğu, davalının da perakende olarak ürün sattığı göz önüne alındığında birbirleri yerine ikame edilebileceklerinin kabulü gerektiği, esasen dropshipping sistemi ile çalışan davalının perakende olarak satışa arz ettiği ürünü davacıdan tedarik edeceği dikkate alındığında birbirlerine rakip olacaklarını, her ne kadar hedef tüketici kitlesi farklı ise de dağıtım kanallarının ortak olduğu vb.unsurlar ile birlikte "..." ibareli ticaret unvanı ile yaptığı ve gerçekte davacının tedarik ettiği ürünler üzerinde de "..." markasının yer alması halinde, davacı ile davalı arasında iltibas kurulacağı ve bu iltibasın da somut dosya kapsamında davacı için tehlike oluşturacağına dair görüş bildirmişlerdir. DAİREMİZ KARARI VE YARGITAY BOZMA İLAMI: Dairemizin 11/03/2024 tarih ve 2022/785 Esas, 2024/490 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13/03/2025 tarih ve *2024/2705 Esas, 2025/1797 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında; "Bu durumda yukarıda yapılan tespitler ve ilkesel değerlendirmeler çerçevesinde, metni alınan Ceza Mahkemesi kararının gerekçesi hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Marka hakkına tecavüzün haksız rekabetin nitelikli hâli olduğu göz önünde bulundurularak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları bakımından Ceza Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp dosyadaki deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesine yer vermiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, yargılamaya devam edilmiştir. GEREKÇE: Dava, marka benzerliği iddiasıyla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, internet sitelerine erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır.İlk derece Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2022/785 Esas, 2024/490 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile; davalılar kullanımlarının, davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, davalılardan ... Şirket'inin ticaret unvanının terkini talebi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalılara ait www.....com ve www.....com.tr alan adlı internet adreslerine erişimin engellenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.Dairemizce verilen bu karar, davalıların temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2024/2705 Esas, 2025/1797 Karar sayılı ilamı ile yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuştur. Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyularak bozma ilamında bahsedilen ceza dosyası olan İstanbul Anadolu ....FSHCM'nin 2020/436 E.sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmış, söz konusu ceza dosyasının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Dairemizce de uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında ceza mahkemesi kararının gerekçesi hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu belirtiltilmiş olup söz konusu ceza mahkemesinin gerekçesinde; "Sanığın satışını yaptığı ürünleri, şikayetçinin internet sitesinden satın aldığı ..... ibareleri bulunan kutu ile satışa sunması eyleminin ise marka hakkına tecavüz suçunun unsurlarını oluşturmadığı, zire marka hakkına tecavüz suçunun oluşabilmesi için 6769 sayılı kanunun 30/1 maddesinde belirtildiği üzere başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretme ve hizmet sunma unsurlarının gerçekleşmesi gerektiği, sanık tarafından kullanılan kutuların taklit olduğu konusunda herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı, Katılan adına 35. Sınıfta tescilli bulunan "... ..." markasının ise suç tarihinden sonra ..../04/2021 tarihinde sicile kayıt edildiği ve ..../05/2021 tarihli gazetede yayınlanmış olması nedeni ile suçun oluşumuna etki etmeyeceği, açıklanan nedenler ile sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı" belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiştir. Ceza dosyası kesinleşmiş olup, Yargıtay bozma ilamında ceza mahkemesi kararının gerekçesi hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu, marka hakkına tecavüzün haksız rekabetin nitelikli hâli olduğu belirtildiğinden, kesinleşen ceza mahkemesi kararı doğrultusunda markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın reddine, davalılardan ... Şirket'inin ticaret unvanının terkini talebi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE; 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2,3 maddesi gereğince İSTANBUL .....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin ..../11/2021 tarihli 2021/... E. - 2021/.. K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davanın REDDİNE, -Davalılardan ... Şirket'inin ticaret unvanının terkini talebi konusuz kaldığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER olmadığına, 3-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 20,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d)Davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine, b)İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 390,00 TL posta ve tebligat masrafları olmak üzere toplam 2.718,50 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/02/2026