11. Hukuk Dairesi 2013/12533 E. , 2013/15638 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2013 tarih ve 2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından…
**11. Hukuk Dairesi 2013/12533 E. , 2013/15638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2013 tarih ve 2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir talep eden vekili, karşı taraf davalının dava konusu “haktatbak+şekil”, ”tabak mağazacılık fabrika satış mağazası” ve “tatbaki” ibareli markalarının, müvekkilinin “tatbak” ibareli tanınmış markaları iltibas oluşturduğu ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalandığı iddiası ile hükümsüzlüğünü talepli açtığı davada, söz konusu markaların dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin tedbiren önlenmesi ve müvekkilinin “www.tatbak.com” ibareli alan adı olduğunu, karşı taraf davalının “www.tatbak.com.tr” alan adı nedeniyle müşterilerin ve şirketlerin tarafları birbirlerine karıştırdıklarını, davalıya göndermeleri gereken bazı belgeleri ya da şikayetleri müvekkiline gönderdiklerini, marka iltibasının söz konusu olduğunu ileri sürerek karşı tarafın alan adına erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf vekili, müvekkilinin alan adının tescilli marka ve ticaret unvanına dayalı olarak verildiğini, hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanılmasının engellenemeyeceğini, tarafların hizmet ettikleri sektörlerin farklı olduğunu, müvekkilinin alan adına erişimin engellenmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağını savunarak ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; 6100 sayılı HMK’nın 389. maddesi gereğince davalının davaya konu markalarının dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin önlenmesine ilişkin tedbir isteminin teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş olmakla, davalının alan adına erişimin engellenmesi yönündeki tedbir talebi duruşmalı olarak incelenmiş ve davalının ticaret unvanının, Ticaret Sicil’ine kayıt tarihinin 2005, internet alan adı tescil tarihinin ise 2007 olduğu, davalının mevcut ticaret unvanı ve marka tescili dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı için gerekli koşulların bu aşamada gerçekleşmediği ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle alan adına erişimin engellenmesi yönündeki tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili, kararı temyiz etmiştir.