16. Hukuk Dairesi 2016/12336 E. , 2019/5555 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1987 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz ha…
**16. Hukuk Dairesi 2016/12336 E. , 2019/5555 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1987 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde ev ve müştemilat yapıldığı, yapıların 1999 yılında yapılmaya başlandığı ve dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, öncesi boş (hali) olan taşınmazların 20 yılı aşkın süre ile ekonomik amaca uygun şekilde ve malik sıfatı ile kullanılması halinde zilyedince iktisabı mümkün olmakla beraber, evveliyatı taşlık, kayalık, çalılık gibi yerlerin imar ve ihya edilmeksizin iktisabı olanaksızdır. Bu nedenle de, tescili istenilen yerlerin önceki niteliğinin belirlenmesi zorunludur. Ne var ki Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu sorulup saptanmadığı gibi, Kadastro Müdürlüğü'nden taşınmazın tespit harici bırakılma nedeni ve tarihi araştırılmamış, komşu parsel tespit tutanakları ve varsa dayanakları getirtilerek komşu parsel uygulaması yapılmamış ve dava konusu taşınmazın öncesinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.