11. Hukuk Dairesi 2012/9014 E. , 2012/13557 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 gün ve 2005/176-2010/219 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/03/2012 gün ve 2010/13057-2012/4155 sayılı kararı aleyhinde bir kısım davalı vekili ile diğer davalılar tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenle…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9014 E. , 2012/13557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 gün ve 2005/176-2010/219 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/03/2012 gün ve 2010/13057-2012/4155 sayılı kararı aleyhinde bir kısım davalı vekili ile diğer davalılar tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Sefer Kuyumculuk adı altında ticari faaliyette bulunduğunu ve 1990 yılından beri davalı derneğin üyesi olduğunu, dernek yönetiminin “Nöbetçi Kuyumculuk” şeklinde bir uygulamayı üyelerine dayattığını, müvekkilinin Cumartesi günleri işyerini açmak istemesi üzerine davalıların engellemelerine ve tehditlerine maruz kaldığını, davalıların dernek yönetiminin hazırlamış olduğu "Sayın Müşterimiz; Alışveriş yaptığınız bu işyeri Balıkesir Kuyumcular Derneği üyesidir. Üye olan işyerlerinde satılan altınlar “Dernek” garantisi altındadır. Balıkesir’de sadece Sefer Kuyumculuk dernek üyesi değildir!" şeklindeki bildiriyi işyerlerine asarak T.T.K.’nın 56. maddesinde belirtilen aldatıcı hareketlerle ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde iktisadi rekabeti suiistimal ettiğini, davalıların hukuka aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin şahsiyet haklarının ağır bir şekilde tecavüze uğradığını ileri sürerek 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, haksız rekabetinin men’ine, yazının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı Balıkesir Mücevheratçılar Kuyumcular Sarraflar Yard. ve Dayanışma Derneği Başkanlığı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı Dernek Yönetim Kurulu'nun aldığı bir karar ile cumartesi günleri “nöbetçi kuyumcu” uygulamasının getirildiği, davacının Valilik'ten görüş alarak, cumartesi günleri de işyerini açmak istediği, böylece dernek yönetiminin aldığı karara uymadığı, bunun üzerine Dernek Yönetim Kurulunun 10/06/2004 tarihli kararı ile üyelikten çıkarıldığı, itirazın Genel Kurulun 13/12/2004 tarihli toplantısında reddedildiği, dolayısıyla çıkarma kararının 13/12/2004 tarihinde kesinleştiği, davalı derneğin çıkarma kararı kesinleşmeden “Sayın müşterimiz; alışveriş yaptığınız bu işyeri Balıkesir Kuyumcular Derneğinin üyesidir. Üye olan işyerlerinde satılan altınlar dernek garantisi altındadır. Balıkesir'de sadece Sefer Kuyumculuk Dernek üyesi değildir” başlıklı bir yazı hazırlayarak dağıtıldığı ve diğer davalıların işyerlerine asıldığı, bu yazı nedeniyle davacı hakkında müşteriler nezdinde olumsuz bir izlenim yaratıldığı, ayrıca bu yazının işyerlerine asıldığı dönemde davacının halen dernek üyesi olduğu, davalıların bu eylem nedeniyle kusurlu oldukları, ancak davacının da, mensubu olduğu derneğin yönetimi tarafından alınmış olan karara riayet etmeyerek, bu kararın alınmasına sebebiyet verdiğinden kusurlu olduğu gerekçesiyle müşterek kusur ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, muarazanın giderilmesi talebi konusuz kaldığı için bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen karar, taraf vekilleri ile bir kısım davalının temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Bir kısım davalı vekili ile diğer davalılar, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, bir kısım davalı vekili ile diğer davalıların HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bir kısım davalı vekili ile diğer davalıların karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.