(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/9729 E. , 2006/14728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi MÜDAHİL : ... Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., Halil ..., ... vekilleri ve davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıta
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/9729 E. , 2006/14728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi MÜDAHİL : ... Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., Halil ..., ... vekilleri ve davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2003 tarih 9297-692 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli Çavuşköy 102 ada 144, 145 ve 147 sayılı parseller hakkında daha evvel Yargıtay 7. ve 17. Hukuk Dairelerince verilen bozma kararlarına uyularak hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, kıyı kenar çizgisi ve orman araştırmalarının yöntemince yapılmadığı, 102 ada 144 ve 145 sayılı parseller yönünden davacı Ahmet ... tarafından 25.02.1992 tarihinde asiye hukuk mahkemesinin 1992/37 sayılı dosyasında, ... tarafından 14.06.1991 tarihinde 1991/104 sayılı dosyada tescil davaları açıldığına ve yöredeki orman kadastrosu 25.06.1991 tarihinde ilan edildiğine göre kesinleşmiş bir orman kadastrosu bulunmadığı ve bu taşınmazlar yönünden eski tarihli resmi belgelere göre inceleme yapılarak orman niteliğinin belirlenmesi; yine 144, 145 ve 147 parsellerin tümü hakkındaki İdarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, 13.03.1972 ... 2/4 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında belirlenen esaslara göre taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadıklarının belirlenmesi; 102 ada 144 parselin fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün dere yatağı ve kumluk olduğu saptandığına göre bu bölümün kumluk olarak tesbit harici bırakılmasına karar verilmesi, taşınmazların 1960 yılında yapılan kadastro sırasında Sarıkaya Deresinin yatak değiştirmesi sonucu oluşan kumluk niteliğiyle tesbit harici olduğu, 1960-1987 yılları arasında zilyetliğin kesildiği, kuzeyde yer alan 2063 parsel hakkında kadastro mahkemesinde görülen 1987/4 sayılı dosyanın yargılaması sırasında 29.01.1992 tarihinde yapılan keşifte çekişmeli taşınmazların kumluk olarak gösterildiği, yine 147 parselin (B) bölümünün (185.88 m2) kumluk ve Sarıkaya Deresi arasında kalan küçük bir arazi parçası olduğu, davacı Halil'in kullandığı dükkanın da bu bölümde ve kıyı kenar çizgisi içinde yeraldığı, bu haliyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, bu durumda 144 ve 145 parseller yönünden yapılacak orman araştırmasında orman oldukları saptanırsa bu nitelikleri ile, orman değillerse 147 parselle birlikte yapılacak kıyı kenar çizgisi araştırmasına göre "deniz kumluğu" olarak ya da değilse tespitte belirlenen niteliklerine göre zilyetlik koşullarının oluşmadığı gözetilerek Hazine adına tesbitlerine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra müdahil Hazinenin davasının kabulüne, davacıların davasının reddine ve dava konusu 15.11.2005 tarihli raporda 102 ada 144 parselin (B) bölümünün (127.82 m2) deniz kumluğu olarak tespit harici bırakılmasına, A (1453.84 m2) ve C (119.68 m2) bölümlerinin tespitteki nitelikleriyle Hazine adına tesciline, 102 ada 145 parselin (B) bölümünün (652.69 m2) kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından tesbit harici barıkalmasına, (A) bölümünün (195.27 m2) tesbitteki niteliği ile Hazine adına tesciline, 102 ada 147 parselin B (535.37 m2) kıyı kenar çizgisi içinde kaldığında tesbit harici bırakılmasına, (A) bölümünün (185.88 m2) tesbitteki niteliği ile Hazine adına tesciline, 147 parselin beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı ..., Halil ..., ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 25.09.1991 tarihinde ilan edilip, dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve yörede 1986 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli 144, 145 ve 147 sayılı parsellerin dere yatağı ve kumsal olarak kadastro harici bırakıldığı, komşu 2063 parselin 1986 yılında düzenlenen tesbit tutanağında Ahmet Yıldırım, Y.Ahmet ... ve davacı ...'e satılan yerlerin 2063 parsel içinde kaldığının açıkça yazılı olduğu, Halil ...'nın 1953-1955 yıllarında satın aldığı yerlerin 2063 parsel içinde kaldığı ve Halil ...'nın satın aldığı yerleri (3000-1000 m2) ...'e sattığı, satış senetlerinde taşınmazın güney sınırının "deniz", "kum" ve "Sarısu" olarak gösterildiği, 2063 parselin 1987/4 sayılı dosyada yapılan keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın güneyindeki Sarıkavak Deresinin yatağının 50 yıldır değişmediğini bildirdikleri, çekişmeli 144, 145 ve 147 parsellerin yörede 1986 yılında yapılan kadastro sırasında dereyatağı ve kumsal olarak gösterildiği, davacıların 14.06.1981 tarihinde tescil istemiyle dava açtıkları, 1991 yılında yörede 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen yerlerin kadastrosu yapılırken çekişmeli parsellerin de davalı olduklarından sözedilerek tesbit tutanağı düzenlendiği, 1986 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli parsellerin yerinin dere yatağı ve kumsal olarak gösterilmesi nedeniyle bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı bir yana, zilyetlik koşullarının davacılar yararına oluşmadığı, davacıların bir hakları varsa 2063 parsel maliklerinden bu haklarını isteyebilecekleri, 2063 parsele revizyon gören vergi kaydının 400 m2 olup, 2063 parsel miktarının bundan çok fazla 8625 m2 olarak kesinleştiği anlaşılarak 144, 145 ve 147 parsellerin kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kalmaları nedeniyle kumsal olarak tesbit harici bırakılmasına, geriye kalan bölümlerinde tesbitteki niteliğiyle (orman sayılmayan yer olması nedeniyle) Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 09/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.