15. Hukuk Dairesi 2011/717 E. , 2011/1123 K. Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili i…
**15. Hukuk Dairesi 2011/717 E. , 2011/1123 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı, yüklenici sıfatı ile iş sahibi olduğunu ileri sürdüğü davalı yana, muhtelif arazi deneyleri yaptığını beyanla bu konuda düzenlediği 25.02.2008 gün ve 130 numaralı faturaya dayanarak icra takibi başlatmış; davalı, yargılama sırasında; icra takibine dayanak faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, davacının verdiği herhangi bir hizmetin de bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davacı yan düzenlediği faturayı davalı yana tebliğ ettirdiğini kanıtlayamamıştır. Şu halde davalı, davacının iddia ettiği akdî ilişkiyi kabul etmemektedir. O nedenle davacının öncelikle davalı ile kurulduğunu bildirdiği akdî ilişkiyi davanın değeri de nazara alındığında HUMK’nın 288 vd. maddeleri uyarınca yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Ne var ki, akdî ilişkinin anılan hükümler uyarınca ispat edilmesine yarar herhangi bir delil ibraz edilmiş değildir. Bu yüzdendir ki, mevcut durumda davacının davasını yazılı şekilde ispat edebildiğini kabul mümkün değildir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinin deliller kısmında “vesair delail” yazmak suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, akdî ilişkinin ispatı amacıyla davacı yana davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.