Ceza Genel Kurulu 2013/13-7 E. , 2013/535 K. "" İtirazname: 2007/291135 Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Hırsızlık suçuna teşebbüsten sanık H. A.'nın 5237 sayılı TCK'nun 141/1, 35/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mağdur sayısınca uygulama yapılmak suretiyle 2 kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2007 gün ve 49-194 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyay…
**Ceza Genel Kurulu 2013/13-7 E. , 2013/535 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname: 2007/291135 Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Hırsızlık suçuna teşebbüsten sanık H. A.'nın 5237 sayılı TCK'nun 141/1, 35/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mağdur sayısınca uygulama yapılmak suretiyle 2 kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2007 gün ve 49-194 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 21.06.2012 gün ve 12923-14584 sayı ile; "Sanığın, Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.09.2006 kesinleşme tarihli 2005/103 E. ve 2006/375 sayılı Karar ile tekerrüre esas hırsızlık suçundan erteli eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hareketin tekliği ile fiilin tekliği kavramlarının aynı olmadığı, somut olayda inşaatta şikayetçi işçilerin soyunduğu bölümde bulunan iki ayrı kabanın cebinden şikayetçilere ait iki adet cep telefonunun çalınması olayında, hırsızlık suçunun iki ayrı kişiye karşı tek bir fiille işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 141/1 ve 43/2. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiş, Daire Başkanı İ.R.C. ve Daire Üyesi M.H. B.; "...sanık, şikayetçi işçilerin soyunma odası olarak kullandıkları bölümde bulunan iki ayrı montun cebinden iki ayrı şikayetçiye ait cep telefonlarını çalmıştır. Sanığın savunmasından ve dosya kapsamından telefonların değişik mağdurlara ait olduğunu bildiği anlaşılmakta ve her mağdura yönelik fiillerini, bulduğu fırsattan yararlanarak ayrı ve yeni bir kararla gerçekleştirmektedir. Olayın akışına ve dosya içeriğine göre fiiller arasında subjektif bir bağlantı, dolayısıyla aynı suç işleme kararı bulunmamaktadır. Zaten TCK'nın 43/1. maddesindeki 'aynı mağdur' kavramından burada zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Her bir mağdurun cep telefonunun alınması ayrı bir fiil ve neticeyi oluşturduğundan yani ortada birden çok fiil ve birden çok suç bulunduğundan mağdur sayısınca suç oluşacağından TCK'nın 43/2. maddesindeki aynı nevi fikri içtima hükümlerinin de uygulanması mümkün değildir” düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.08.2012 gün ve 291135 sayı ile;