T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1166 - 2026/624 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1166 KARAR NO : 2026/624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.07.2024 NUMARASI : 2022/560 Esas 2024/428 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.0…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1166 - 2026/624 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1166 KARAR NO : 2026/624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.07.2024 NUMARASI : 2022/560 Esas 2024/428 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.05.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;27.09.2021 tarihinde davalı tarafından Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararlarından kusurlu olan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; HMK'nın 107/1-2 maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı) tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 176.638,86 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 4.235,38 TL ve geçici bakıcı giderini 1.788,75 TL olarak belirlemiştir. Davalı sigorta şirketi; yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında alınan raporlar itiraz ederek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 27.09.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacı yaya ...'a çarpması neticesinde, davacının yaralandığı, davacı tarafından sunulan ve kaza tarihi itibariyle geçerli "Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen 18.04.2022 tarihli Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait rapor ile davacının kazaya bağlı vücut engel oranının %6 olduğu, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 15 gün olduğu, iyileşme süresinin 45 güne kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan 28.03.2024 tarihli aktüerya uzmanı bilirkişiye ait ek raporda, yapılan hesaplama neticesinde, davacının 4.238,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 210.826,56 TL (2023 yılı pasif dönem tazminat hesabının 17.002,12 TL üzerinden yapılması gerektiğinin kabulü halinde) sürekli iş göremezlik tazminatından kaynaklı maddi zararı bulunduğunun hesaplandığı, yapılan hesaplamanın karar vermeye elverişli olduğu, davacının talep artırım dilekçesinde talep edilen miktar ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği, gerekçesiyle; “Davanın kabulü ile, 4.238,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 176.638,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 182.666,46 TL tazminatın 11.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı tarafından davadan önce İnönü Üniversitesi’nden alınan rapora göre karar verilemeyeceğini raporda kabul edilen maluliyet oranının da, davacının yaralanmasına uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumundan, tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılarak, mevcut yaralanmasının kaza ile illiyeti değerlendirilmek suretiyle rapor alınması gerektiğini, zira medikal eksperden alınan raporda maluliyet oranın yüzündeki sabit iz nedeniyle %1 olacağının belirtildiğini, davalının sadece sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, pasif dönem gelirinin vergi indirimi yapılarak hesaplanması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle, maddi tazminat istemidir. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararları ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mevcut yaralanması nedeniyle sürekli sekel halini alan arazlarının olup olmadığı, mevcut arazların çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığı, etki edecek boyutta ise hangi oranda maluliyetine/engeline neden olacağının ve mevcut arazlarının kaza ile illiyetinin kaza sonrası tedavi evrakları ve muayenesi yapılarak, son durumu da değerlendirilmek suretiyle alanında uzman doktorlaca, denetime elverişli olarak tanzim edilecek raporlarla değerlendirilmesi ve varsa maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, davadan önce 15.04.2022 tarihinde davacının bizzat başvurusu üzerine, tanzim edilen 18.04.2022 tarihli raporda, davacının kaza neticesinde 6, 7, 8 ve 9. Kotlarda deplase kırkları ve sağ kaş üstünde 4 - 5 cm laserasyon olduğu değerlendirilerek, kaş bölgesinde meydana gelen 3,5 x 0,4 cm boyutundaki skar izinin kalıcı olduğu, ayrıca davacının göğüs kısmında ağrısı olduğu yönünde şikayeti çerçevesinde, nörolojik olduğu değerlendirilen ağrının da kalıcı olduğu kabul edilerek, günlük aktiviteyi etkileyen ağrısı nedeniyle %5 oranında, yüzünde meydana gelen iz nedeniyle 1% oranında engelinin olduğu, Balthazard formülü uygulandığında engel oranın %6 olacağı, iyileşme süresinin 45 günü bulacağı, 15 gün bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında yeniden rapor alınmadığı gibi, raporunda alanında uzman doktorlaca tanzim edilmediği, 27.09.2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde 15.04.2022 tarihinde yapılan muayenesi çerçevesinde tanzim edilen raporun, davacının kaza ve muayene tarihi gözetildiğinde şikayetlerin kalıcı olup olmadığının tespit açısından yeterli olup olmadığı tereddüt yaratmaktadır. Bu durumda; davacının kazaya bağlı yaralanması ve mevcut şikayetleri çerçevesinde alanında uzman doktorlarında bulunduğu heyetten, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli maluliyetinin meydana gelip gelmediği, maluliyetinin bulunması halinde kaza ile illiyetinin değerlendirildiği ve geçici bakıcı ihtiyacı olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davadan önce ve kaza tarihinden yakın bir zaman sonra alınan ve mevcut şikayetlerinin alanında uzman doktorca kalıcılığı değerlendirilmediğinden, mevcut arızaların kalıcılığı hususunda tereddüt yaratan maluliyet raporuna göre eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan, davacının yaralanmasına göre alanında uzman doktorlarının da bulunduğu heyetten, tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre, davacının kazaya bağlı kalıcı engelinin meydana gelip gelmediği, gelmiş ise oranın tespit edildiği, ayrıca geçici iş göremezlik süresinin ve geçici bakıcı ihtiyacı olmuş ise süresinin tespit ediliği rapor alınarak, bundan sonra maluliyet raporu sonucuna göre yeniden aktüer raporu alınmasının gerekmesi halinde, ilk derece mahkemesi kararının davalı lehine kaldırılmış olması nazara alınarak, kaldırılan hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler çerçevesinde rapor alınarak, sonucuna göre olumlu olumuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/868 D.iş 2024/870 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/63127 E. Sayılı dosyasına depo edilen, 355.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n