Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/857 E. , 2024/3352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/857 Karar No : 2024/3352 DAVACI : ... DAVALI: ... Bakanlığı (... Başkanlığı) DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin onikinci fıkrası, 29. maddesinin (i) fıkrası ile 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (l) fıkrası ve 2024 yılı Muvazzaf/S
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/857 E. , 2024/3352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/857 Karar No : 2024/3352 DAVACI : ... DAVALI: ... Bakanlığı (... Başkanlığı) DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin onikinci fıkrası, 29. maddesinin (i) fıkrası ile 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (l) fıkrası ve 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Astsubay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (k) fıkrasının iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlenildikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Jandarma Genel Komutanlığına 21/06/2021 tarihinde bilgi edinme başvurusu yapıldığı, anılan başvuruya 23/08/2021 tarihinde cevap verilmesi üzerine, 01/03/2024 Tekirdağ İdare Mahkemesi Vezne Ön Bürosu kaydına giren dilekçeyle, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin onikinci fıkrası, 29. maddesinin (i) fıkrasının ve 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (l) fıkrası ve 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Astsubay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (k) fıkrasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar olarak tanımlanmış; 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında ise; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1/d bendinde de, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralları yer almış; aynı maddenin 5. bendinde ise, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2/b bendi uyarınca; davacı tarafından, davanın konusu ve sebeplerinin, dayanaklarıyla birlikte, belirgin bir biçimde ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması zorunlu olup, uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği tartışmasızdır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, idari işlemde hukuka aykırılık bulunduğu ileri sürülerek düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, belirli kısmının iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak her durumda, düzenleyici işlemin iptali istenilen madde ya da kısımlarının, davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin, her madde bakımından ayrı ayrı açıklanmak suretiyle ortaya konulması gerekmektedir. Dava açma süresine ilişkin kurallar ile, düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliği tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu kurallar ile, ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Bu durumda, düzenleyici işleme karşı dava açılabilmesi uygulama işleminin varlığına bağlı olduğu için, dava dilekçesinde, düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen bir uygulama işleminin olup olmadığının, bir uygulama işlemi varsa, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından işlemin tebliğ tarihinin gösterilmesi, öte yandan, uygulama işleminin veya başvuru dilekçesinin birer örneğinin de, dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından dilekçesinin konu kısmında, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin onikinci fıkrası, 29. maddesinin (i) fıkrasının ve 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (l) fıkrası ve 2024 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Astsubay Başvuru Kılavuzu'nun 3. maddesinin (k) fıkrasının iptalinin istenildiği, açıklamalar kısmında; sadece Yönetmelik'in 9. maddesinin onikinci fıkrası, 29. maddesinin (i) fıkrasının iptalinin istemine yer verilerek buna ilişkin açıklama yapıldığı, sonuç kısmında ise, davanın kabulü istemine yer verildiği, bu haliyle dava dilekçesinin konu, açıklamalar ve sonuç kısımlarının birbirleri ile tutarlı olmadığı anlaşılmış, öte yandan; iptali istenilen maddelere yönelik davacının menfaatinin nasıl etkilendiğinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin açık bir şekilde, her bir madde yönünden belirtilmediği, iptali istenilen maddelere yönelik genel ifadeler kullanılarak düzenlemenin iptalinin istenildiği, ayrıca; dava dilekçesinde iptali istenen düzenleyici işlemlerin uygulanması niteliğinde bir işlemin bulunup bulunmadığının belirtilmediği görülmekle, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, iptali istenen her bir düzenlemenin tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle, hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında ve her üç kısım birbirleri ile tutarlı olacak şekilde iptali istenen maddeleri (fıkra ve bentlerine de yer verilerek) yazılmak suretiyle istemin açıkça ortaya konulması, iptali istenilen düzenlemelerin davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin de belirtilmesi, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından, iptali istenen düzenleyici işlemlerin uygulanması niteliğinde bir uygulama işlemi var ise, bu işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihinin belirtilmesi ve söz konusu işlemlere ilişkin belgelerin eklenmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde, aynı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenerek, noksanları tamamlandıktan sonra, dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştayda yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre, dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine, 3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, 4. Davanın yenilenmemesi durumunda posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 30/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.