10. Hukuk Dairesi 2012/9941 E. , 2012/11450 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :855-169 Davacı, iptal edilen yaşlılık aylığının iptal tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini, haksız şekilde geri alınan yaşlılık aylıklarına ilişkin olarak şimdilik 3.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde oldu
**10. Hukuk Dairesi 2012/9941 E. , 2012/11450 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :855-169 Davacı, iptal edilen yaşlılık aylığının iptal tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini, haksız şekilde geri alınan yaşlılık aylıklarına ilişkin olarak şimdilik 3.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 05.05.1980-31.12.2002 tarihleri arası yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanan ve 01.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olan davacının, 16.01.2010 tarihli Alman sigorta Merciin TR 4 belgesine göre, 05.05.1980-30.09.2008 ve 21.07.2009-07.08.2009 tarihleri arası dönemde yurtdışı çalışmaları nedeniyle, aylığının 20.07.2009 tarihi itibarıyla durdurulduğu; 20.07.2009-20.10.2009 arası dönem yönünden çıkarılan 3.992,00 TL aylığın yasal faiziyle birlikte 14.05.2010 tarihinde davacıdan tahsil edildiği; 13.05.2010 günlü ikinci tahsis başvurusu üzerine de 01.06.2010 tarihinden itibaren aylığın yeniden bağlandığı; 20.11.2009-20.05.2010 arası aylıkların ise, bankada hareket görmemesi nedeniyle davalı Kurum’a iade edildiği anlaşılmaktadır. İş bu davayla davacı, sadece kısa süreli çalışmağa konu 21.07.2009-07.08.2009 arası aylıkların Kurumca istenebileceğini, bunun dışındaki aylıkların ise istenmesinin mümkün olmadığını beyanla; iptal edilen yaşlılık aylığının iptal tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini, haksız şekilde geri alınan yaşlılık aylıklarına ilişkin olarak şimdilik 3.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir. Mahkeme, ikinci tahsis başvuru tarihi öncesine kadarki sürede kesin dönüş koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin kesin dönüşün gerçekleşmediğine ilişkin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bilindiği gibi 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesinde yer alan, borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 12.12.2002 günlü, 2000/36 E. 2002/198 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Yasanın 56. maddesiyle de, 3201 sayılı Yasanın 3. maddesinde bu yönde gerekli düzenleme yapılmıştır. Sıralanan hukuksal çerçeve karşısında, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olmakla birlikte, 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanan Türk vatandaşlarına yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, a)Yurda kesin dönülmüş olması, b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması, c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması koşullarının hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin aynı Kanunun 6. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesince iptal edilmemiş olup ayaktadır. Diğer taraftan, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin (B) bendi hükümlerine göre, yurda kesin dönüş yapıp kendisine yaşlılık aylığı bağlanan sigortalı yurt dışında çalışmaya başlamış ise yaşlılık aylığı kesilir; yurda yeniden kesin dönüş yapanların aylıkları yeniden hesaplanarak ödenmeye devam olunur. Aylık bağlananlardan yurt dışına çıkanlar şayet çalışmamış iseler aylıklarının kesilemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ne ki yurtdışında işsizlik sigortasından yardım görenlerin fiilen çalışmışlar gibi değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin hukuksal gerçek de göz ardı edilmemelidir. İzah edilen hukuksal gerçekler karşısında; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, bilahare iptal edilen ilk aylığının yeniden bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun yeniden ve usulünce yapılacak araştırma ve varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.