(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/6508 E. , 2013/902 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 213 ada 40,103,93 ve 214 ada 137 parsel sayılı sırasıyla 1245,77 m2, 531,22 m2, 474,51 m2, 3206,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 213 ada 93 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... 'in kullanımın…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/6508 E. , 2013/902 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 213 ada 40,103,93 ve 214 ada 137 parsel sayılı sırasıyla 1245,77 m2, 531,22 m2, 474,51 m2, 3206,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 213 ada 93 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... 'in kullanımında olduğu, dava konusu diğer taşınmazlar ise davacı ...'in kullanımında olduğu ve korunması gerekli olan kültür varlığı oldukları tutanaklarının beyanlar hanesinde belirtilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine,dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece,3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki; mahkemece 09.12.2010 günlü oturumda taşınmaz başında keşif yapılmasına karar verilmiş, keşif günü olarak da 25.02.2011 günü belirlenerek davacı tarafa muhtıranın tebliğinden itibaren 45 gün içinde belirlenen ./..keşif giderlerinin yatırılması için kesin süre verilmiştir. Ancak mahkemece kesin süreye konu olan keşif ücretlerinin belirlendiği 09.12.2010 tarihli celse ara kararları içinde keşif heyetini keşif mahalline götürüp getirmek için gerekli vasıta ücreti gösterilmemiştir. Böylesi bir durumda mahkemenin kesin süreye konu keşif giderlerini kalem kalem belirlediğinden söz edilemez. Nitekim davanın taraflarına da vasıtayı hazır etmek gibi de bir yükümlülük yüklenemez. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.