3. Hukuk Dairesi 2012/18573 E. , 2012/23022 K. MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının annesi ile davalının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2005…
**3. Hukuk Dairesi 2012/18573 E. , 2012/23022 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının annesi ile davalının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2005 tarih 2005/64 E. 2005/128 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, davacı için 150 TL iştirak nafakası takdir edildiğini, davacının 18 yaşını bitirmesi nedeniyle nafakanın kesildiğini ancak açıköğretim lisesinde eğitimine devam ettiğini belirterek aylık 450 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı dilekçesinde, emekli polis memuru olduğunu, davacının nafaka alabilmek için annesi tarafından açıköğretim lisesine kaydının yapıldığını, davacının 3 yıldır ... İlçesinde ... isimli kuaför salonunda haftalık 250 TL karşılığında çalıştığını, ayrıca kendilerine ait ikametlerinde kaldığını, eski eşinin ise ... ilçesinde güvenlik şirketinde görevli olduğunu, davacının maddi sıkıntı çekmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 150 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK.nun 328/1.maddesi hükmü gereğince “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Aynı yasanın 2.fıkrasında ise, “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.TMK. nun 364.maddesine gore; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeslerine nafaka vermekle yükümlüdür."Aynı Kanunun 365/2.maddesınde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalının oğlu olduğu, 1993 doğumlu olduğu,... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 21.06.2005 tarihli kararı ile davacının annesi ... ile davalının boşandıkları, davacı için aylık 150 TL iştirak nafakası hükmedildiği anlaşılmaktadır. Taraflar hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmalarında; davacının Açık lisede öğrenci olduğu, gelirinin bulunmadığı,annesi yanında kaldığı, davalının ise,malulen emekli polis memuru olduğu, babasına ait yaklaşık altı dönüm çeltik tarlası olduğunun tespit edildiği, SGK başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan yazı cevabından Şubat 2012 tarihine ait bir aylık ödeme tutarının 963,71 TL aylık ek ödeme tutarının ise 138,55 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceginin anlaşılması gerekmektedir. Yoksulluğa düşme terimi açıkça çok sıkıntılı bir durumu ve ağır ekonomik koşulları ifade eder. Hükmedilecek yardım nafakasının miktarı yalnızca söz konusu sıkıntılı durumu önlemelidir. Yoksa, yardım nafakası yoluyla nafaka isteyenin geçiminin ve her türlü gereksinmelerinin sağlanması veya bir zenginleşme aracı olarak kullanılması söz konusu değildir.Dosyadaki bilgi ve delillere göre, davacı eğitimine ilişkin belgeleri tek taraflı olarak dosyaya sunmuş, mahkemece eğitim ile ilgili hiç bir araştırma yapılmamıştır. Davacının eğitim durumu ve eğitim giderleri tespit edilmemiştir. Ayrıca davacının annesinin gelir durumu hakkında herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bundan ayrı olarak davalı tarafından davacının çalıştığını belirttiği kuaför salonunda çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa ne kadar gelir elde ettiği konularında mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Somut olayda, davacının eğitim durumu ve giderleri ile ilgili tüm delillerin eğitim gördüğü kurumdan sorulup tam olarak belirlenip, ayrıca davalı tarafından davacının çalıştığı iddia edilen kuaför salonunda çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa ne kadar gelir ettiği hususlarının tam olarak saptanmasından sonra davalı baba ve annenin sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak annenin yardım nafakasına katkısı da değerlendirilerek, mahkemece; davacının davalı babasından yardım nafakası talep edebilme koşullarının oluşup oluşmadığını inceledikten sonra oluşacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile deliller tam olarak toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.