11. Hukuk Dairesi 2022/4596 E. , 2024/1253 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1128 Esas, 2022/510 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/451 E., 2019/533 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar ve…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4596 E. , 2024/1253 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1128 Esas, 2022/510 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/451 E., 2019/533 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "SUKROZOMIYAL DEMIR+şekil" ibaresinin 01. ve 05. sınıflarda tescili için marka başvurusu yaptığını, başvurularının YİDK tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca reddedildiğini oysa başvuru konusu ibarenin müvekkilinin sınai haklarını elinde tutmuş olduğu bir teknoloji olup, bu teknolojinin ülkemizi de kapsar şekilde korunmakta bulunduğunu, dünyada genel olarak "SiderAL" markası ile satılan bu teknolojiye sahip ilacın ülkemizde ise "SideFer" adı ile ... zamandır pazarlandığını, müvekkilinin bu ... teknolojisi ile ilgili olarak, "SUCROSOMİALE", "SUCROSOMİAL İRON", "SUKROZOMİYAL" ve "SUCROSOMİAL" ibareli markalarını Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok ülkesinde tescil ettirdiğini, aynı zamanda davacının kardeş firması olduğu ALESCO S.R.L. ile birlikte, "SUKROZOMİYAL" dahil seri markaların da sahibi olduğunu, dava konusu markada esas veya ayırt edici unsur olan “sukrozomiyal” ibaresinin, müvekkilinin formülasyonlarını karakterize eden içerikten türetilerek müvekkilinin ... fikri çabasının bir ürünü olarak üretilmiş, tamamen hayal ürünü olan bir ibare olduğunu, müvekkilinin ... sahibi bulunduğu tescilli markaları ve kazanılmış hakkı sebebiyle huzurdaki marka başvurusunun da tescil edilmesinin gerektiğini, markanın müvekkili tarafından hem ülkemizde hem de dünyada aktif olarak kullanıldığını ve ayırt edici hale getirildiğini ileri sürerek davalı YİDK kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun reddedildiği malların eczacılık, temizlik, kozmetik, tekstil, kişisel bakım, tarım gibi pek çok alanda kullanılan endüstriyel kimyasallar, insanlar için ilaçlar, tıbbi kullanım için diyetetik maddeler, gıda katkıları, gıda katkı maddeleri gibi mallardan oluştuğu, söz konusu malların, tıbbi açıdan tedavi sırasında veya bebek besini, diyet besini yahut gıda/mineral takviyesi amacıyla kullanılan ürünleri veya bu ürünlerin yapımı sırasında kullanılan kimyasal maddeleri kapsadığı, uyuşmazlık konusunu oluşturan markaya konu ürünün ise ... bir yöntemle ... emiliminin sağlanmasına ilişkin bir takviye olduğu, bu takviyenin de ... mineraline ilişkin bulunduğu, başvuruda yer ... “sukrozomiyal ...” ibaresinin, sukrozomiyal teknolojinin kullanıldığı veya sukrozomiyal teknoloji ile kullanıma hazır hale getirilmiş ... elementini nitelediği, başvuruda yer ... şekil unsurunun ise söz konusu teknoloji ile kapsül ya da damla içine sıkıştırılmış durumda olan elementin bulunduğu çekirdek kısmı temsil ettiği, dolayısıyla dava konusu başvurunun, tescil talebine konu malların tamamı için özellik belirten işaret olması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrası (c) bendi kapsamında marka olarak tescil edilebilmesinin mümkün olmadığı, başvuru sahibinin marka işlem dosyası kapsamında sunmuş olduğu delillerin, çeşitli yurtdışı tescilleri ile ilgili bulunduğu, başka bir ifadeyle davacının sadece marka başvurularına veya marka tescil belgelerine dayandığı, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanma iddiası ile ilgili olarak marka işlem dosyası kapsamında herhangi bir şekilde gerçekleştirilmiş olan kullanım ile ilgili delilin bulunmadığı, aynı durumun dava konusu bakımında etkisi olmasa da dava dosyası kapsamında da devam ettiği, dolayısıyla dava konusu başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası istisnasından da yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin bilimsel verilerden değil de sadece internetten ve hiçbir bilimsel dayanağı olmayan sosyal medya portallarından derlendiğini oysa internette yer ... bilgilerin, zaten müvekkili tarafından ürünün tanıtımı amacıyla halka sunulan bilgiler olduğunu, mahkemece müvekkilinin önceye dayalı tescilli diğer “sukrozimiyal” markalarının irdelemediğini, "sukrozomiyal" (sucrosomiale; sucrosomial) ibaresinin müvekkilinin sınai haklarına sahip bulunduğu bir teknoloji olduğunu, bu ibarenin herkesin kullanımına açık bir ibare olmadığını, müvekkilinin markalarının ülkemiz dâhil birçok ülkede tescilli ve korunmakta olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan ve içinde ilaç ve eczacılık alanında uzman bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu başvurunun, tescil talebine konu malların tamamı için nitelik belirten işaretlerden olması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının c bendi kapsamında marka olarak tescil edilebilmesinin mümkün olmadığı, başvuru sahibinin marka işlem dosyası kapsamında sunmuş olduğu delillerin, çeşitli yurtdışı tescilleri ile ilgili bulunduğu, başka bir ifadeyle kullanım sonucu ayırt edicilik kazanma iddiası ile ilgili olarak marka işlem dosyası kapsamında herhangi bir şekilde gerçekleştirilmiş olan kullanım ile ilgili delilin bulunmadığı, aynı durumun dava konusu bakımında etkisi olmasa da dava dosyası kapsamında da devam ettiği, dolayısıyla davacı vekilince 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası şartlarının davacı yararına gerçekleştiğinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.