5. Hukuk Dairesi 2020/7268 E. , 2021/9214 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde b…
**5. Hukuk Dairesi 2020/7268 E. , 2021/9214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 22/06/2021 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki ... ilçesi...Mahallesi 3341 parsel sayılı taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi; resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek üzerindeki yapıya değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırma amacı gözetildiğinde, tamamının bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1) Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle imar parseli, emsalin ise satış tarihi itibariyle kadastral parsel olduğu belirtilerek yapılan değer tespiti sırasında, dava konusu taşınmaz imar parseline dönüştürülürken hangi oranda kesinti yapılmış ise, bu oranın ilave edilmesinde bir yanlışlık olmamakla birlikte, ekleme yönteminin, dava konusu taşınmazdan yapılan kesinti oranının, tam bir sayıdan (1) çıkartılmak suretiyle bulunan oranın dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu bulunan m² birim bedeline bölünerek yapılması gerekirken, (örnek: dava konusu taşınmazdan yapılan kesinti % 16.55 ise, dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu bulunan m² bedelinin 0,8345 'ye bölünmesi gerekir) bu yönteme uyulmadan hesap yapan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2)Dava konusu taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiği halde, kamulaştırmadan arta kalan 40.78 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile idare adında tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,