6. Hukuk Dairesi 2012/9854 E. , 2012/12911 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Bir parça taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki tüm evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Paydaşlığın (…
**6. Hukuk Dairesi 2012/9854 E. , 2012/12911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Bir parça taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki tüm evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından olan davalılara adres olarak sadece ilçe ismi yazılmak suretiyle çıkarılan davetiyelerin, davalıların tanınmadıklarından bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine zabıta aracılığıyla yaptırılan adres araştırmasında akrabaları ...’ın davalıların ölmüş olabileceklerini, adreslerini bilmediğini belirttiği, mahkemece başkaca bir araştırma yapılmaksızın bir kısım davalılara ilanen tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmaya çalışıldığı ancak Tebligat Kanunun 28. ve 29. maddeleri ile Tüzüğün 13. ve 47. maddeleri gereğince yeterli adres araştırması yapılmadığı gibi askı ilan tutanaklarına dosya içerisinde rastlanılamadığından tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Hükmün tebliği aşamasında getirtilen nüfus kayıtlarından ise davalılardan bir kısmının davadan önce ölmüş oldukları görülmüştür. Öte yandan davaya konu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın tapu kaydında davalılardan başka; ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ... isminde paydaşlar bulunduğu halde bu kişiler davada taraf olarak yer almamıştır. Tapuda açık kimliği bilinmeyen, uzun süreden beri bulunamayan veya oturduğu yer tespit edilemeyen kişilerin mal varlıkları üzerindeki hazine yararının daha iyi korunmasını sağlamak üzere 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereğince mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması gerekir.