11. Hukuk Dairesi 2009/8321 E. , 2011/1196 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2008/201-2008/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8321 E. , 2011/1196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2008/201-2008/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı Limited Şirketin ortakları olduklarını, müvekkiline kâr payı verilmediğini, zararda gösterilerek borçlandırıldığını, davalılara itimat ve güvenlerinin sarsılmış olduğunu ileri sürerek, şirketin feshine, olmadığı taktirde müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasına ve ortaklık payının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davacının payının %1 olduğunu, şirketin zarar ettiğini ancak hesapların doğru tutulduğunu, davacının payına isabet edecek miktarı vereceklerini savunmuşlardır. Mahkemece,şirketin feshi için muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş,bozmaya uyulmuş, davacının TTK’nun 551 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, bilirkişi heyetinin şirketin rayiç piyasa değeri olarak belirlediği 10,035,00 YTL. den davacının %10 hissesine düşen 1.003,50 YTL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket temsilcisi temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket temsilcisinin tüm, davacı vekilinin ise (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, ortağın, limited şirketten çıkmasına izin verilmesine ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi ve dolayısıyla davacının tasfiye payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekecektir. Somut olayda, dava 04.03.2002 tarihinde açılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ise bozma ilamı öncesinde 30.11.2005 tarihinde düzenlenmiş, mahkemece karar ise 17.09.2008 tarihinde verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.