Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... 26.06.2013 tarihinde yapılan davalı ... Köyü Tarımsal Kalk. Koop. Başkanlığına seçilmiş ve 06.06.2018 tarihine kadar bu görevini devam etmiş olup halen yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını, davalı Kooperatifin soğuk hava deposu ve zirai ilaçlar bayiliği bulunduğu, davalıya ait soğuk hava deposuna ortaklar(köy kooperatiflerinde köylüler, ortak olarak anılmaktadır), tüccarlar mal koymakta olduğunu, koyulan bu malların bedelleri nakit olarak kullananlar ve tüccarlar tarafından ödenemediği için çek, senet alınmakta, özellikle ortakların bu ticari ilişkide güven ilişkisine dayalı olarak malları soğuk hava deposuna koyulmakta olduğunu, her ne kadar güven ilişkisine dayalı olsa da yazılı olarak buzhane defterlerinde kayıtları ve ödenmesi gereken bedeller tutulduğunu, soğuk hava deposunun elektrik, su faturaları, personel maaşları malların koyulması karşılığı elde edilen kazançlardan sağlandığını, ancak verilen çek ve senetlerin ödenmemesi, güven ilişkisine dayalı olarak ortaklar tarafından ödenecek mal koyma bedellerinin verilmemesi sebebi ile davalı kooperatif çok defalar soğuk hava deposunun elektrik, su, işçi maaşları gibi giderlerini karşılayamadığını, yine aynı şekilde davalı kooperatife ait zirai ilaç bayisine, köylünün- ortakların tarımsal faaliyetlerinde kullanılması için ilaçlar alınmakta olup genel kurul kararlarında da görüleceği üzere, her yıl 30 Ağustos- 30 Aralıkta köylü tarafından zirai ilaç bedelleri ödenmek sureti ile, vadeli zirai satış olarak zirai ilaçlar ortaklara verildiğini, bu ilaçların keşidecisi davalı kooperatif olan çekler verilmek suretiyle alındığını, ancak ortaklar tarafından belirlenen sürelerde(her yıl 30 Ağustos-30 Aralık) bu bedeller ödenmediği için davalı kooperatifin çekleri ödenememekte ve kooperatif borç tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, gerek soğuk hava deposunun yüklü elektrik- su faturaları, işçi maaşları, gerek zirai ilaçların alınması karşılığından davalının keşidecisi bulunduğu çek bedellerinin ödenememesi karşısında, davalı kooperatif icra ve borç ile karşı karşıya kaldığını, ayrıca davalı kooperatifin çatısının yaptırılması gibi elzem giderlerin de müvekkil tarafından karşılandığını, bu durumun davalı kooperatif ve ortaklara bildirilmesine, ödeme yapılması istenmesine karşın ödemeler yapılmaması sebebiyle müvekkil bu ödenmesi gereken bedellerin hepsini şahsi hesaplarından ve kendi adına kredi çekerek ödediğini ve davalı kooperatifi yüksek borçlardan kurtardığını, yine davalı kooperatif adına çekilen mevcut krediler bulunmakta olup, bu ödemelerde zamanında kooperatif tarafından karşılanamadığından müvekkil tarafından ödendiğini, müvekkil, başkanlık dönemi boyunca davalı kooperatifi borç altında bırakmamak için, şahsi hesaplarından tüm borçları ödediğini, buna göre dava dilekçesinde yer alan tablodaki "*" ibaresi; müvekkilin kendi hesabından çektiği ve davalı kooperatif hesabına yatırması için ...' e verdiği bedelleri göstermekte olduğu, bu sebeple koop. hesaplarından ... teslimatı olarak yer aldığı, bu konuda ... tanıklığı olayın gerçekliğini açıklayacağı, "**" ibaresi; müvekkilin yukarıda yatırdığı ancak koop. hesabına bu miktarda geçmeyen ödemeleri açıklamak üzere konulduğunu, müvekkil kendi hesabından çektiği bedellerden, koop. ödemeleri için olan kısmı koop. hesabına aktarmış, diğer bedelleri de personel maaşlarını ödediğini, " *** "ibaresi; Müvekkilin hesabından çektiği bedellerin, o anki koop. borç ödemesine yetmemesi sebebiyle aynı anda o dönem kooperatif başkan yardımcısı olan ...' nin de kendi hesabından çektiği bedelleri anlatmak adına koyulduğunu, örneğin, 31.10.2016 da elektrik ödemesi için müvekkil 23.760,00 TL yatırmış olup aynı anda ... de 23.750,00 TL yatırdığını, tüm bunlar ...'nin hesapları ve kooperatifin tüm hesapları araştırılıp bilirkişi marifetiyle incelendiğinde açıkça görüleceğini, bu ödemelere ilişkin müvekkilin tüm dekontları ve davalı kooperatif hesap dökümlerinde mevcut olduğunu, kaldı ki, kooperatif başkan vekili ... de yetkili olması sebebiyle yapılan bu ödemelere şahit olduğunu, yine kooperatifin tüm kayıtlarını tutan ön muhasebeci ..., müvekkil tarafından davalı kooperatifin borçlarına ilişkin paralar çektiğini ve bu borçları ödediğini, her defasında ön muhasebeci olarak kendi onay ve bilgisi ile gerçekleştirmiş olduğuna şahit olduğunu, müvekkil, davalının borçlarından dolayı, gerek davalı kooperatife gerek kooperatif üyeleri ve ortaklarına icrai ve borç işlemleri yüklenmemesi için gereken özeni göstermiş, müvekkilin şahsi hesaplarından, tüm ortaklar ve diğer kooperatif üyelerinin bilgisi dahilinde güven ilişkisine dayanarak işbu borçları ödediğini, ancak 06.06.2018 tarihli genel kurulda yapılan oylamada müvekkilin başkanlık görevi değişmiştir olup yönetim kurulu üyesi olarak yeni görev tanımı yapıldığını, müvekkil, başkanlık döneminde davalı kooperatif adına zorunlu ve yararlı yüksek bedeller ödediğini ve bunların kendisine iadesini talep etmiş ancak davalı kooperatifçe hep ödeneceği söylenerek, bedeller müvekkile verilmekten kaçınıldığını, kaldı ki, bugüne kadar hep geri ödeneceği, gerekli hesapların yapılacağı söylenmesine karşın, 06.06.2018 tarihli genel kurulda müvekkil sözlü olarak yine alacağını dile getirmiş, ancak davalı kooperatif bu borcu bilmesine ve bugüne kadar oyalamasına karşın müvekkile geri iade yapılmayacağını, böyle bir borç olmadığını dile getirdiğini, müvekkilin, her zaman davalı kooperatifin yararları gözetilerek hareket etmiş olup bu hususta müvekkil şahsi olarak mağdur durumda kaldığını, hatta kooperatif hesabına kendi yaptığı ödemeler dahil tüm giriş-çıkışları bir hata oluşmaması adına ön muhasebe onay ve bilgisi dâhinde gerçekleştirdiğini, Müvekkil küçük sayılabilecek bir bedeli bile hiç şekilde kendisine menfaat sağlamak amacı ile kullanmadığını, müvekkil, kooperatifin borçlarını ödemek için şahsi krediler dahi kullanmış olup ilerleyen yıllara ilişkin bu ödemeler halen devam etmekte olduğunu, müvekkil, şahsi parasını kullanarak, görevi dahilinde davalı kooperatifin zararı olmaması adına gereken tüm özeni gösterdiğini, tüm kooperatif hesapları ve müvekkilin hesapları incelendiğinde, müvekkil alacaklı durumda kalacağı, müvekkilinin kooperatif borçlarını kendi şahsi hesaplarından ödemiş olup, davalıdan alacaklı olduğunu, bu konuda yasal prosedürler doğrultusunda 29.01.2019 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup 20.02.2019 tarihinde arabuluculuk son tutanağı ile taraflar bir anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkilinin davalı adına yapmış olduğu zorunlu ve yararlı masrafların bilirkişilerce yapılacak tespit sonrasında tamamlanmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalı kooperatiften alınarak müvekkilimize ödenmesine, davalı kooperatifin yedindeki malları 3.kişilere kaçırma ihtimaline binaen adına kayıtlı tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir kararı konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.