11. Ceza Dairesi 2024/3876 E. , 2024/10921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde
**11. Ceza Dairesi 2024/3876 E. , 2024/10921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında; sanığın yargılama konusu 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 25.01.2012 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, bu nedenle 2011 takvim yılı yönünden sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma eyleminin buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılacağı şeklindeki değerlendirme ile 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi gereğince lehe kanun değerlendirilmesinin hatalı yapılması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, Üyeler ... ve ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık hakkında sahte fatura kullanmak suçundan Yüksek Dairenin yasa değişikliği sebebiyle uyarlama yargılaması yapılarak hüküm kurulması gerektiği yönündeki bozma ilamı üzerine, bozma ilamı ve değişen yasa hükümleri gözetilerek, özellikle zincirleme suç uygulaması yönünden de hüküm yerinde değerlendirme yapıldığı halde; zincirleme suç yönünden Yüksek Dairenin hatalı uygulamasına yasa metni gibi anlam yüklenerek iki ayrı ve değişmiş yasa metni varmış gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin uygulamasıyla ilgili ikinci kez uyarlama yargılaması yapılması yönündeki sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmemiz mümkün olmamıştır. Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2013/653 Esas, 2016/285 Karar sayılı ilamıyla yasal hiçbir dayanağı olmamasına karşın, her takvim yılının Yüksek Dairenin hatalı uygulamasıyla ayrı suç kabul edilmesinden dolayı iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ıncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin 2 inci fıkrası gözetilerek öncelikle lehe kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanun’la ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime imkan verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle Yüksek Dairenin 23.05.2022 tarihli ve 2021/8637 Esas, 2022/9419 Karar sayılı ilamıyla yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verildiği, Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak kurulan hükmün Yüksek Dairenin önceki zincirleme suç uygulamasına ilişkin hatalı kabulünün yasa hükmüymüş gibi nitelendirilerek ve bu hususta yasada hiçbir değişiklik yapılmadığı halde, sadece 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle “Bu madde de düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılarak yasal dayanağı olmayan ve Dairenin hatalı uygulamasına dayanan “Takvim yılı veya vergilendirme dönemi” kavramlarının dikkate alınmaksızın zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağına dair yasa koyucunun yasa değişikliği yapmaksızın izahat getirdiğinin (çünkü bu hususta önceden düzenlenmiş bir yasa metni bulunmamaktadır. Zira 5237 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi mucibince TCK’nin genel hükümleri bütün özel ceza yasalarında uygulanmaktadır.) göz ardı edildiği, yasa koyucunun yasaya dayanmayan hatalı yargı uygulamasını sonlandırmak istediği, nitekim takvim yılının bittiği ve diğer takvim yılının başladığı ard arda iki gün içerisinde hatta takvim yılının son günü saat 23.59’da ve ertesi gün yeni takvim yılının ilk saatlerinde saat 00.01’de bir dakika ara ile işlenen sahte fatura düzenleme veya kullanma suçlarının “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.” şeklindeki yasa hükmünü yok sayan hatalı Yargıtay uygulamasını yasa ile izah etmekten ibaret yasa metni ile Yüksek Dairenin hatalı uygulaması yasaya dayanıyor ve bu husustaki önceki yasa değişmiş gibi bir kabule katılmak mümkün değildir. Hatalı daire uygulamasını yasa metni gibi telakki ederek farklı iki yasa varmış ve bu nedenle de lehe aleyhe yasa tartışması yapılarak hüküm kurulması gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. ... ... 11. Ceza Dairesi Üyesi 11. Ceza Dairesi Üyesi