8. Hukuk Dairesi 2023/5071 E. , 2025/1941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1443 E., 2023/1335 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/444 E., 2021/66 K. Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... ve
**8. Hukuk Dairesi 2023/5071 E. , 2025/1941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1443 E., 2023/1335 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/444 E., 2021/66 K. Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu; Bursa ili Mudanya ilçesi ... köyünün bulunduğu yörede, 766 sayılı Kanuna göre 1988 tarihinde yapılıp kesinleşen tapulama çalışması, 3402 sayılı Kanuna 22/A maddesi gereği 2014 yılında yenileme çalışması, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik hükümlerine göre 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2 inci madde uygulaması bulunmaktadır. Davacı vekili; Bursa ili Mudanya ilçesi ... köyünde tarım arazisi olarak bırakılan dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu ve tescil harici bırakıldığını, davacının söz konusu yeri ekip dikmek suretiyle tarım amaçlı olarak kullanıp ilk malikle birlikte zilyetliğin 80 seneyi geçtiğini, taşınmazın orman, mera ve 3 üncü kişilerle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın memleket haritasında tarım alanı içerisinde kaldığını, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının keşif tarihinden geriye doğru 40-50 yıl taşınmazda zilyet olduğu, taşınmazın zeytinlik olduğu, zeytin ağaçlarının 80-85 yaşlarında olduğu, mahalli bilirkişi, davacı tanık beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında dava tarihine kadar zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile bilirkişi heyetinin 19.11.2015 tarihli raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 1835,83 m2'lik taşınmazın davacı mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili; taşınmazın kadastro harici bırakılma nedeninin net olarak belirlenmesi gerektiği, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerin tapulama harici bırakıldığı, taşınmazın sınırında orman sınırı başladığı, davacı tarafça ormandan açılmak suretiyle tasarruf edildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesindeki sayılan koşulların oluşmadığı iddiasıyla, davalı ... Belediyesi vekili; davacının davasının Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen tüm şartları taşımadığı, imar planı araştırması yapılmadığı, dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma nedeninin açıklanmadığı, kadastro çalışmalarında devletin hüküm ve tasarrufu altında bırakılan taşınmazın davacı adına tescil edilmesi için imar ve ihyası zorunlu olduğu, bilirkişi raporuna göre 1958 yılında dahi tarım alanı olan taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı iddiasıyla, davalı ... İdaresi vekili; davacının süresinde itirazda bulunmadığı, kadastro tespit tutanağının kesinleştiği, taşınmazın çevresinin ve taşınmazın orman olduğu, davacının harcı tamamlamadığı iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20.09.2018 tarih, 2018/297 Esas, 2018/1389 Karar sayılı ilamında; dosyadaki 19.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın nazım imar planında tarım alanında kaldığı belirtilmesine rağmen Mahkemece taşınmazın imar durumu ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde 70 adet 80-85 yaşlarında zeytin ağacı bulunduğunun belirtildiği, ancak aynı raporda 1958 tarihli memleket haritasında taşınmazın açık renkle gösterilen tarım alanı olduğunun belirtildiği ve zeytin ağaçlarının yaşları ile hava fotoğrafı arasında çelişki oluştuğu, zeytin ağaçlarının yabani mi yoksa aşılı mı olduğunun tespit edilmediği, Bursa Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, taşınmazın evvelinden beri zeytinlik vasfında olduğu, zeytinlerin 45-50 yaşlarında, verimli, bakımlı, kültür ağaçları olduğu, bu ağaçların 1958-1971 tarihleri arasında dikildiğinin hava fotoğraflarından anlaşıldığı, tarımsal amaçla kullanıldığı, orman dışında kaldığı, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğu, masraf, emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirildiği, imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süredir ekonomik amacına uygun olarak zilyet edildiği, taşınmazın 16.10.2008 tarihinde imar planı kapsamına alındığı, imar ihyanın tamamlandığı tarihten imar planı kapsamına alındığı güne kadar da 20 yıldan fazla süredir ekonomik amacına uygun olarak zilyet edildiği ve bu zilyetliğin halen sürdürüldüğü, iktisab şartlarının oluştuğu gerekçesiyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili; 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde belirtilen koşulların oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı öncesinde ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarında ağaç yaşları hususunda çelişki olduğu, imar durumuyla ilgili araştırma yapılmadığı, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirme yapılmadığı, taşınmazın orman olduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla, davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın zilyetlik ile kazanım koşullarının oluşmadığı, bilirkişi raporlarında ağaç yaşlarıyla ilgili çelişkiler bulunduğu, mahkemece bu çelişkilerin giderilmediği, taşınmazın tescil harici bırakılma nedeninin netleştirilmediği, taşınmazın ormandan açılma yer olduğu, gerekçeli kararın 2 nolu bendinde eksik harcın davacıdan alınmasına karar verildiği, ancak harç eksikliği giderilmeden hüküm kurulduğu iddiasıyla, davalı ... İdaresi vekili; bilirkişi raporlarında ağaç yaşlarıyla ilgili çelişkilerin olduğu, çelişkilerin giderilmeden karar verildiği, imar- ihyanın ne zaman başladığının netleştirilmediğini, gerekçeli kararın 2 nolu bendine eksik harcın davacıdan alınmasına karar verildiği, ancak harç eksikliği giderilmeden hüküm kurulduğu, 03.07.2019 tarihli raporun tebliğ edilmediği, komşu taşınmazla ilgili davada kısmen kabul kararı verilerek komşu taşınmazın bir kısmının orman olarak tescil edildiği, dava konusu taşınmazın da orman niteliğinde olduğu iddiasıyla, davalı ... vekili; bilirkişi raporlarında bulunan çelişkilerin giderilmediği, davada taraf ehliyetlerinin olmadığı, davacının askı ilan süresi içinde itirazda bulunmadığı iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2023 tarih, 2021/1443 Esas, 2023/1335 Karar sayılı ilamında; 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hava fotoğraflarına göre taşınmazın 1971 yılı hava fotoğrafında üzerinde zeytin ağaçlarının dikildiği ve taşınmazın imar planına alındığı 16.10.2008 tarihine kadar kültür zeytinliği olarak kullanıldığı, zeytin ağaçlarının 45-50 yaşlarında olduğu, taşınmazın imar planına kadar zilyetlikle kazanım koşullarını taşıdığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin, davalı ... Başkanlığı vekilinin, davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, Mudanya Belediye Başkanlığı vekili, Bursa Büyükşehir Belediye Başkalığı vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç; Yukarıda açıklanın sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığı'ndan alınmasına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.